Hastane koridorunda ;
Hasta kokusu,
Hastane kokusu,
Doktor kokusu,
Benimde haykırışlarım;
Suskunluğun misali...
Tıpkı haykıramadığımız,
Söyleyemediğiniz,
İçinize attığınız,
Yastıklar bile bana taş geliyor
Yüreğin nasıl gelmesin
Gecemi sabah kılmışım
Sabahımı gece kılmışım
Geçsin bütün umutsuz günlerim
Heybende yanışım,
Teninde gözyaşım,
Dilinde susamışlığım,
Hayallerinde pişmanlığım,
Hep son!
Yolun sonu karanlık...
Bu içinde kaybolduğum ufacık
Dünyamda.
Şu değersiz canımı birine adamayı,
Yorgun papatyalarda artık eşlik etmiyor
Sonbahar yapraklarını döküyor .
Havada soğudu,
Yağmurda yağacak.
İkimizde yağmurdan korkarız,
Mevsimlerden ilkbahardı;
Leyleklerin baharı müjdelemesi,
Aheste aheste yağmurların yağması,
Hafifte gök gürültüsü.
Şimşekler ahenkle çakışıyordu birbirlerine
İnsanlar diyorum,
Yaşayan ölüler gibi...
Suratları bir deprem sonrasını ,
Bahşediyor hayata.
Bu kadar mı matem kokar yüzleri?
Çareyi de öldürdüler,
İhtimalide .
Bırakmadılar rahmetide ,merhametide,
İnsanlık insanlık...
Şu yağmur yağdığı gibi de
Güzeşte kalmış kara sevda,
Hasreti çekercesine .
Bağlamış kederimi kaderine,
Delalet etmiş meyûs baharıma,
Mukabil olmuş bütün duygularıma,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!