Ağır köhnemiş takalar geçer yorgun gözlerim önünden.
Ardında şımarık çığlıklarla uçar karbeyazı obur martılar.
Acı bir anının izi düşer birden yüreğime, yürek kanar.
Eğilir üzerime siyah gül tomurcuğu, bakıp yüzüme ağlar.
' Sen yoksun ya...' diye başlayan bir şarkı iner suskun dilime,
Ellerinden tutup kaldırırım per perişan ve öylesine sefil geceyi,
Adı kötüye çıksa da şehvet kokan sokakların yosmaları gibi.
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını