Bir dil sürçmesi değildir bu
Erişkin adamlar temennisi
ihanete alışkın coğrafyamın ısırgan kaderi
Sırtımızın hançersiz kalan varsa bir yanı
kapıdan kovulsa pencereden sızan hurafeleri
Bıldırcın etine üşüşen ülkemin badem bıyıklı sakinleri.
Bin yaramın en acıtanı bizi anlamayanı
çöktüyse konuşmaktan dilim ve kaynayan beynim
nuhun gemisinde zanneden mukavva suretleri ile
Burjuva iştahlarıyla konformist rüyalar eşliğinde
gördükçe alkış alıyor Kraldan ve kraliçeden
Küreselleşen kaygıların kuyusunda serinlerken
zulme taş atan çocuklardan utanıyor
Neo liberal fabrikadan çıkma badem bıyıklar.
İğdiş edilmiş yürekleri, mazluma kurt
Pentagondan kulluk ithal ediyor yeşil kuşaklar
Konforun ayak numarası hiç sıkmadan
Ellerini ovuşturur doların gözünden öperken
Yedikçe eriyen hayata amentümü olur
Takkeli kellelere göbekli fayton efendiler
Hangi Truva atını çeker kalın boyunlu işbirlikçiler
Firavuna ağıt yakan etten kemikten heykeller.
Nereden bilirsiniz siz, Afganistan, Filistin, Türkistan'ı
Londra’da saatiniz kurulmuş, Amerika’ da harcınız
Utanmaz alınlarınızın altında simsar bakışlarınız
Dırar yaptığınız evleriniz ve yurtlarınız
Yakalarınıza yapışacağımız gün sabırsız
Milyonlarca Müslümanın "ahı" vuracak kapınızı
Ülkemin ve Ümmetin içindeki karanlığın memurları.
Necati Atilla Soykan
Kayıt Tarihi : 7.05.2026 12:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!