Uğrar ise yolun dosdun iline
Nazlı yârden haber al bâd-i sâbâ…
Takmıştır geceyi zülfün teline
Seherde kapısın çal bâd-i sâbâ…
Sevdayı gurbete atan güzelde
Aşka acı, hicran katan güzelde
Sevgilimsin , kim olduğunu düşünmeye vaktin yok,yapacak
işleri düşünmekten
Kalabalığın içinde kalabalıktan biri
Gecenin içinde bir yıldız, yitip gitmiş çocukluk gibi
Sevgilimsin,ak dişlerini öpüyorum, aralarında bir mısra gizli
Dün geceki tamamlanmamış sevişmeden
Devamını Oku
işleri düşünmekten
Kalabalığın içinde kalabalıktan biri
Gecenin içinde bir yıldız, yitip gitmiş çocukluk gibi
Sevgilimsin,ak dişlerini öpüyorum, aralarında bir mısra gizli
Dün geceki tamamlanmamış sevişmeden
Çok güzel şiirdi ustasını tebrik ederim
Biz bu abuk sabuk ifadelerle dolu yazıya daha önce layık olduğu yorumu yapmışız. Yeni şeyler söylemek zaman ve söz kelam ı
israfı olacağından, yeni bir yorum yapmıyoruz.
Ta ezelden dosduz Hüda’ya şükür
Çerâğ-ı hasretiz ziyâmız fikir
Ehli melâmetiz özümüz zikir
Görünen ayıbımız tül bâd-i sâbâ
Güzel şiir.
Melamilik sapık bir tarikattır ve müntesipleri kendilerini halka kötü, pis ve necis göstererek tevazu sergilediklerini dolayısıyla da Allah'ın rızasına nail olduklarını sanırlar ki, bu felsefe, İslam dininin esaslarıyla taban tabana zıt bir görüştür. Çünkü İslam'da iç/kalp temizliğine verilen önem kadar, dış temizliğine de önem verilir. Bu mevzuyu izah eden onca ayet hadisten sadece bir tanesini misal vererek mevzuya açıklık getirmek istiyorum. O hadis-i şerifte aynen şöyle buyrulur: " TEMİZLİK İMANDANDIR." Bu hadisin bir başka versiyonunda ise "TEMİZLİK İMANIN YARISIDIR." buyrulur. Avrupalılara bile temizliği Müslümanlar öğretmiştir. Fransa'nın sarayında bile tuvalet yokken ve kralları bile senede bir kere yıkanmayı marifet sayarken, Endülüs Emevileri her konuda olduğu gibi, temizlik konusunda da onlara üstadlık etmişlerdir. Bizde ise, bir müslüman'ın elbisesi, üzerinde duracağı yaygısı ve bizzat kendi bedeni temiz olmadan ibadet bile edemez. Eğer bunlara riayet etmezse, namazı ve duası kabul olmaz.
Şahlar şahı (Şehinşah) tabirini bir faniye vermek, dinen yasaktır. Çünkü, şahlar şahı, hakimler hakimi gibi sıfatlar yalnızca Allah'a mahsus sıfatlardır. Buna rağmen dini hükümleri bilmeyen cahiller ve bilhassa da bu gibi sapık tarikat mensupları ve İran (Sasanı, pers) şahlarına bağlı olup kendilerini onların kulu telakki edenler güruhlar bu gibi tabirleri çok kullanırlar. Aktap, Evtad, Gavs-ı azam gibi tabirleri hep bu kitabi ve Nebevi kıstaslardan cüda olanlar uydurmuşlar ve İslam'ın içerisini bid'atlerle hurafelerle doldurmuşlardır.
471 - O/NUR/dan
O kumuş feyz almış her bir ilimden
N e cevherler çıkmış güzel ilimden
U ğrun uğrun dem vuruyor bilimden
R am olmuş Rabbine kul bad-ı saba
Onur BİLGE
aşk ile kavrulan yüreği gördüm
sırma saçlarını sevgiyle ördüm
yar senin aşkınla kaç kere öldüm
ahrette sualim olsan ne olur....aşkla sevgiyle seslenen usta şairin yüreğini ayakta alkışlıyorum bu güzel eseri okumama imkan sağladığın için de ayrıca teşekür ederim usta sağol
Aşk-ı ilan koşuklarının en lezzetlilerinden biri. İçeriğinde konuya ait hemen hemen her şey var. Memnuniyetle okudum, seher yeliniz hep essin, kutluyorum selamlarımla.
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta