DÜŞÜNBİL dergisinin 28. sayısında çıkan Olcay Yılmaz ile Tuğrul Keskin sohbetinden
kısa bir özetleme yapmak istiyorum. Kısaltma yaparken bazı cümleleri özünü kaybetmeden değiştireceğim…
Günümüze ulaşan bilgilerin çoğu şahların, sultanların belgelerinden kalma… ‘’Tarihi zaferi kazananlar yazıyor’’, tabi kendi işine geldiği gibi yazıyor. Küfürnameler ve hakaretlerle süslü.
Babek de hakaretlerle süslü bir halk önderi. Deneylerimiz bize küfür ne kadar bol ise halk liderinin de o kadar güçlü ve dişli olduğunu söyler. Babek de hakkında çok şey söylenmiş biridir. Biz sadece Babek’e yakıştırılan ‘piç’ sözcüğünü ele alıp değerlendirme yapalım.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta