Baba Kurt Şiiri - Taha Bilal Mustafa Kekeç

Taha Bilal Mustafa Kekeç
7

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Baba Kurt

Gece soğuk, yol uzun, omzumda geçmişin izi
Adımı fısıldar rüzgâr, aynalar bile sessiz
Çamurdan geldim evet, üstümde hayat kiri
Masal sandılar beni, her dize bir mahkeme gibi

“Kime güven?” dediler, sustum cevap buydu
Gölge bile kaçtıysa, suç ışıkta mıydı?
Ben susarak büyüdüm, içimde bin soru
Aynaya baktım uzun uzun: diz çöken yoktu

Sırtımda yük, cebimde dert, kalemim kefil
Sahte krallar taç takar, ben açım ama asil
Bir kelime yeter bazen düzeni sarsmaya
Ulurum sessizce, alışığım yalnız kalmaya

Bu yol dikenli, dönmem geri, adım Baba Kurt
Yaralarım madalya, konuşmam, susuşum gür
Sürü dağılır, ben ayakta, bakışlarım tok
Karanlığa diş bileyen kaderim: Baba Kurt

Beni yıkan her darbe, kemiğim değil içim
Sabırla bilenmiş sözler, zamanı gelince biçim
Dost az, düşman çok; saymadım hiç kimseyi
Yalnız yürüyen öğrenir, yol öğretir gerçeği

Kanunumu ben yazarım, mürekkebi vicdan
Sessizlik en ağır diss, konuşursam isyan
Aç kurt gibi değilim, aç gözlü hiç olmadım
Payıma düşen neyse aldım, alnım açık kaldım

Aya değil ulumam, içimdeki yaraya
Korku geçer, iz kalır; o iz güç olur yarına
Kendimle hesaplıyım, dünyayla aram mesafeli
Baba Kurt dediler bana, yalnızlığım şahadetli

Bu yol dikenli, dönmem geri, adım Baba Kurt
Yaralarım madalya, konuşmam, susuşum gür
Sürü dağılır, ben ayakta, bakışlarım tok
Karanlığa diş bileyen kaderim: Baba Kurt

Taha Bilal Mustafa Kekeç
Kayıt Tarihi : 6.2.2026 19:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Taha Bilal Mustafa Kekeç 'e ait Şarkı Sözüdür.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!