Bab-ı Esrar Şiiri - Fazile Aşar Aydınalp

Fazile Aşar Aydınalp
32

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

Bab-ı Esrar

Sazlığından koparılan bir ney gibi ruhunu d/inleyerek yürüyorum masivanın sokaklarında.
Üzerimde hayretten bir libas var sevdiğim,
Bab-ı esrar'ın kırk kilitli kapısı var.

Ne âh bâki, ne eyvâh!
Herkesin üzerinde s/aklanmış bin bir gün/âh...

Göğsümün göğünde dolaşıyorum sevdiğim.
Hani birine adım atsam kirlenecek gibi iyi niyetlerim,
Terk edecek gibi beni koruyan meleklerim.

Âr ediyorum ruhumun bu kadar âşikâr duruşuna
Ve hayret ediyorum bunca g/iz barındırıyor oluşuna.

Bir eşikteyim şimdi; kelimelerin bittiği, sükûtun genişlediği...
Adım atsam derya, dursam yangın...

Sustukça büyüyor içimdeki o muamma,
Bilmem hangi anahtar açar bu kadim tılsımını gizin?
Ben ki kalbimin gurbetinde bir seyyah,
Arzda bir avuç toprak, ummanda bir katre su, gerisi hep hû...

Şimdi bir y/olun tam ortasındayım.
Hem mülteciyim bu handa hem de tüm mülkler benim bulunduğum an'da!

Gizemini çözemediğim bir k/ayıp bu.
Bendeki beni arıyorum, o ilk nefesin kaybolduğu sokakta...
Hayretim tenlerde değil artık, ruhunun ruhuma değdiği anlarda...

Ruhumun aynası kırılmış da parçaları kaburgalarıma batmış gibi...

Soruyorum kendime;
Bu kadar aşikârken nasıl s/aklanır insan, bunca gölgede?

Fazile Aşar Aydınalp
Kayıt Tarihi : 25.05.2026 00:12:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!