Tekrarı yok bazı şeylerin.
Fırsatlar bir kez çalar kapısını
Değerini bilenlerin.
Kayıplar, acılar ve aldanışlar
Ümitler, tutkular ve de arzular,
Sahipsiz bir çocuk kadar içliyim bu akşam
Gözyaşlarımın kıyısında kum tanesi kadar
Hiçliğim bu akşam.
Kendimi bildiğim kadar yokluğu da bilirdim
Eser yel can gazel olur
Dağa vurar daşa vurar
Harda gül tekin gavrular
Külün gülzara savrular.
Deme ki heç menem cihan
Bir deniz feneri olmalı sevda;
Vurmadan biz kayalıklara
Yanıp yanıp sönmeli,
Dönüp dönüp yanmalı…
Sustu ruhumdaki düğün.
Bir darbe aldı ki beklenmedik, ansızın
Bahar neşesiyle çağlayan gürül gürül duygular
Oluverdi birden kapkara, düğüm düğüm.
Gülünce bir gör, bir güle bir Gül
Bağda yaprak titrer canda ruh titrer.
Seher titrer, saba titrer, yel titrer.
Bir gülegör sen gülüm
Bir gül de bir gör
Ne farkı var söyle gördüğün benim
Şu güz bahçesinde, ellerine hazan yağan heykelden?
Ne umuyorum, ne bekliyorum böyle umutla
Ve yanıyor kanım tutkuyla hala hiç bilmem.
Sensizliğe, sen diye
Her gece kanat vurup,
Günle kafese dönen
Gönül kuşum azat et.
BUGÜN YÜZÜMDE BU AYDINLIK
GÖZÜMDE IŞIK VARSA
İNANDIĞIM İÇİNDİR GELECEK MUTLULUĞA,
BİRLİĞE KARDEŞLİĞE,
DOSTLUĞA VE BARIŞA…
Bu sabah bir martıyım enginde.
İlk ışıklar düşmekteyken denize,
Kanatlarım özgür maviliklerde,
Tüylerinde oynaşır bir haylaz pembe.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!