Nedir başımızda dolaşan felaketler
Bu insanların çektikleri yetmedi mi
Daha dolmadı mı çilemiz
Yüreğimizde depremde ölenlerin
Ardından çığda ölenlerin acısı geçmeden
Bir yenisi daha eklendi üzerine bu gün
Gözlerin değince bu gözlerime
Gök kuşağı rengi düşer yüzüme
Dört mevsimi birden yaşar yüreğim
Herkes anladı da sen anlamadın
Giden canlar asla dönmez geriye
Gün akşam olmak üzere
Karanlık ve puslu bir hava
Düştüm yollara seni arıyorum
Delice yağıyor yağmur
Bir yandan fırtına
Enkaza döndüler tüm umutlarım
Tutunduğum her dal elimde kaldı
Seviyorum diyen diller yalandı
Ne yazık ki bu kalp sana bağlandı
Bir şey vardı sende ruhuma dolan
Uykulu gözlerimi uykuya küstüren ,
Bazen ağlatan bazen güldüren.
Beni deli divaneye döndüren sevgili,
Sensiz geçen sabahlara.
Geceleri hep senin hayalini yaşarken
Sen değilmiydin beni terk edip giden
Yüreğimde’ki aşkla,övünüp duruyorken
Söyle yarim sen beni sevmiş miydin sahiden
Bir yangının içine düşüverdim aniden
Her saniye bu kalbim sen sen diye atarken
Yaşadığımız aşkı böylesine överken
Bu aşkın girdabına zamansız ittin beni
Yana yana kül oldum bu yangının içinde
Beni mutlu olalım diye daim çaba gösteren
Görmese de gözlerim tutmasa da ellerim
Derbedere ders olsun şu perişan hallerim
Tükenen umutlarım kaybolan hayallerim
Dünyaları başına usul usul yık ta gör
Nasıl geçecek söyle açtığın aşk yarası
Görmek geldi içimde o çocuksu yüzünü
Ne olurdu dağıtsaydın içimde ki hüzünü
Sevda ülkesinde bir ömür koştum
Kaybettim yollarını bulamadım izini
Gözlerim görmüyor ne sağı ne solu
Gözlerinden öğrendim ben her şeyi,
Hüznü ,neşeyi vede sevmeyi.
Önce gözlerime sonra özüme düştün,
Senden başkasını görmüyor gözüm .




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!