Gece sabahın üçü noktalıyorum artık seni benliğimde..
Geriye sadece boşluklar kalacak yalanlarınla dolduramadığın,
Belki de son şiirim olacak bensizliğine doldurabileceğin..
Susarak fırladım yatağımdan, yokluğunun yasaksız çöllerine..
Merakımın gümrüğünden saklıca geçtim hala bende misin diyerek!
Aşk kimilerine ağır gelir, kimilerine yük
Kimilerine erken gelir farkedemez
Kimilerine geç gelir yaşayamaz
Yani kısaca sevdiğim
Bana göre az bile olsa;
Sana aşk desemde bu sana çok gelir.
Gözünün ardı bende duraksız
ölümüne sevdim seni ben
ölüm bile beni dinlemez
nasıl seversin elin itini sen
Ardında kalıyor o kıyamet
Kan sevdam kansın bu adam
Kanatır bozar seni bu havalar
Yan sevdam yansın bu adam
Ağlatır üzer seni bu havalar
Kansın sevdam yansın bu adam
yanında olmak istiyorum.
ama görmemeni beni,
hayalim kuşatsın bedenini...
ay bekler ya dünyasını..
sen benim dünyam olamadın.
bu gece de akmıyorsun benden
beynimin mantık yataklarından
uyumaya programladın
istemeyerek isterken beni
belki de gitmedin
ıslık çalarak gecenin çığlıklarında
ah! sessiz kaldırımlar..
karanlığın siyahında cansız bu sokaklar.
ah! sessiz kaldırımlar..
yüreğinin sokağında bitmez bu kaçışlar.
gözlerinin ateşinde yandım kör oldum.
Bazı bakışlar adamı kalpten götürür,
Bazı bakışlarda hayatı bulur adamlar..
Ve o bazı adamlar kalbini hep saklar,
Kendine aşık eden bakışlar için o kadınlara..
ben gitmedim aslında
sadece artık beklemiyorum
gölgesine razı olduğum o güneşin
hiç doğmayacağını çoktan anladım
sen sandın ki bir gün dönerim
ama bilmezsin, bir ruh bir kez üşürse
Yalnızlık, çoğu zaman yanlış anlaşılan bir hal. Sanki bir şey eksikmiş gibi... Sanki tamamlanmak için illa bir başkasına ihtiyaç varmış gibi öğretiliyor insana. Oysa bazı anlar vardır ki, kalabalığın ortasında bile daha yalnız hissedersin. Ve bazı yalnızlıklar vardır ki, içinde o kadar sen vardır ki... Başkasına ihtiyaç bile duymazsın.
Çünkü yalnızlık, çoğu zaman bir kaçış değil; bir buluştur. Kendinle. Gerçek düşüncelerinle, bastırdığın duygularla, unuttuğun hayallerinle. Sessizlik içinde kendi sesini duymaktır. Yavaşlamaktır. Koşturmaktan vazgeçmektir. Ve belki de ilk kez, dışarıda değil içeride huzur aramaktır.
Yalnızlık korkutucu değildir aslında. Sadece biz ona anlamlar yüklemişiz. Eksik olmak, terk edilmek, unutulmak... Oysa yalnızlık çoğu zaman bir özgürlüktür. Kendi kararlarını alabilme, kendi enerjini koruyabilme ve kendini sevebilme şansıdır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!