Yolumu izimi böyle sezdin de,
Peşim sıra gölge gibi gezdin de,
Yeri geldi tatlı candan bezdin de,
Bir beni, sen beni hiç unutmadın.
Tarihin büyüsü ondan sorulur,
Kapadokya’mızın kalbidir Ürgüp,
Onu bir kez gören candan vurulur,
Kapadokya’mızın kalbidir Ürgüp.
Dünyanın dilinde Ürgüp’ün ünü,
Baharı müjdeleyen gönle düşen ilk cemre,
Şeref kattın şan kattın yaşadığımız ömre,
Şu vuslatın zamanı bilinmeyen bir süre,
Sevdalıların seni anardı ya Muhammed,
Aşk ateşiyle yürek kanardı ya Muhammed.
Sen benden uzaklarda değilsin ki canımsın,
Hiç durmadan ağlayan, sızlayan sol yanımsın.
Koparmam mümkün değil, kalbimde ki bağımsın,
Aşmak istemediğim, yüksek gönül dağımsın.
Sen benim her şeyimsin, bugünümsün dünümsün,
Boğazımda bilinmez hıçkırıksın düğümsün.
Çarmıhlara gerilip türlü derde dalayım,
Kalbimde kara sevdam öylesine kalayım.
Hasretin bağrımda, canımsın diyor,
Dünyalar durdukça yaşa sevdiğim,
Başımda som altın tacımsın diyor,
Seni unutamam, hâşâ sevdiğim.
Dünyalar durdukça yaşa sevdiğim,
Gözlerimde bir ağırlık kapanmaya meyilli hep,
Bir uykumu yoksa ölümün soğuk işareti mi?
Bedenim ruhumdan ayrılıp; özgürce yücelmeye meyilli…
Bir ağırlık sarmış bütün bedenimi,
Sanki bir dağın altında kalmışım gibi…
Güneşin o haşmetli doğuşu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!