Gövdemi sonsuz mavisine sakladım denizin,
Mavinin en derin yerine hapsettim gözlerini.
Bakmakla göremezsin, girip dokunmalısın evrenime,
Suya kök salan heybetli bir adayım sahipsiz.
Ateşten doğan buzullarım lav püskürtmeye hazır,
Yüreğinden kopup nereye giderim rotasız, pusulasız,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



