Bugün
Sayfa 1: Popas Kuyusu – İlk Nabız
Yukarıdan gelen akşam serinliği, Popas kuyusunun taş bedeninde çatladı. Kuyu susmadı, Fadime’yi izliyordu. Ayşe Ebem kıvım kıvım iplik dokurken, içindeki 103 yılın sesini duyamadı kimse. Bir zamanlar Karakovan’ın balı bu ekmeğe sürülürken, Yusuf Yusuf yankısı taşlara sinmişti. Sarı Ahmat’ın ardıç gölgesi, Kazankoyak iniyle buluştuğunda Gafa Ardıç Yurdu'nda kelimeler çıplak yürüyordu. Saramayaksı’da Asar yeli, sabahı doğuracak kadar sabırlıydı. Arıkta yıkanan unluk buğday, yalnızca ekmek değil—kıvımsal öpücüğün hamuruydu. Gapama pişmişti, ama duygu hâlâ çiğdi. Fadime’nin alt dudağı titreyince, metin devrimle sustu. Ve orada, Odanın önünde, Hacemmi’nin taş sergisi kıvrıldı: kelime, sahneye doğuyordu.
Haydarpaşa garında
1941 baharında
saat on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
yorgunluk ve telâş
Bir adam
Devamını Oku
1941 baharında
saat on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
yorgunluk ve telâş
Bir adam




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta