ANTOLOJİ ESER NO: 141
ESER ADI: AYRILIK ÜSTÜMDE DURMA
MAHLAS: MUHARREM AYRANCI
ÖLÇÜ: 11’li (6+5) Hece Ölçüsü
TÜR: Hasret / Varlık Sancısı
SÖZLER
Dün gece içerken anılar sardı
Temmuz sırlı bana mazide kaldım
Şarap kadehinde sevgine daldım
Ayrılık, ayrılık üstümde durma
Unutulmak ölmek hayattan kopmak
Severken yok olmak sevgiye sormak
Tekrar yeniden yar sevmekten korkmak
Ayrılık, ayrılık üstümde durma
Azrail can alır öyle bilirken
Ruh bedende durur acı çekerek
Ölmeden mezara girilmek demek
Ayrılık, ayrılık üstümde durma
[ŞİİR]
Ağır gelir bu yük usta, omuzlar çöker de ruh dik duramaz.
Kadehler derman değil, sadece yangını harlar her gece.
Bir Temmuz akşamı mühürlenmişti o sır,
Şimdi her takvim yaprağı bir mezar taşı gibi ağır.
Ölmek dediğin nedir ki? Bir anlık nefes kesilmesi...
Asıl ölüm unutulmaktır; bir sesin, bir izin silinip gitmesi.
Daha Azrail kapıya gelmeden, biz bu hasretle
Kendi mezarımızı kendi ellerimizle kazdık.
Yeter artık ey firak, çek elini yakamdan!
Ayrılık... Üstümde durma, gölgene bile yer yok bu can evinde.
Kayıt Tarihi : 19.04.2026 22:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu eser; ayrılığın sadece bir uzaklık değil, ruhun bedende hapis kalarak her gün yeniden ölmesinin hikayesidir. Muharrem Ayrancı, bir kadehin içinde kaybolan anıların ve Temmuz ayına gizlenmiş o ağır sırrın peşindedir. Ozan için asıl korku ölüm değil, "unutulmak" ve hayattan bağının kopmasıdır. Severken yok olmanın verdiği o tarif edilemez acıyı; Azrail’in can alışından daha ağır olan, ölmeden mezara girme hissiyle tarif eder. Bu türkü, artık tahammül sınırını aşmış bir gönlün, üzerindeki o karanlık gölgeye (ayrılığa) karşı son isyanı ve "çek git" haykırışıdır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!