Ayar verecek terazi değilim
Her şey ayan beyan ortada
Kimin ne istediğini
Ne istemediğini
Bilsin şu insan oğlu.
Yarın farklı bir gün olmayacak
Güneş yine doğudan doğacak,
Batıdan da, batacak.
Anamız aynı ana,
Babamız da, aynı olacak.
Eski derlenen türküler
Baştan başa gerçek
Taş duvar eserlerdi..
Her eseri yazdıran bir
Leylası Mecnunu
Gözlerin gözlerime bir dokunsaydı,
Aşk, ne acı bir illet olduğunu anlardın
Gözlerini alır kaçırırdın gözlerimden.
Avuçlarını açar yalvarırdın Allaha
Tövbe estağfurullah, bin kere maşallah,
Öyle garip
Öyle sade
Soyunurdu tenime
Kokusuna rengine
Kirine sabununa dokunamazdım.
Benim için nefesini tut bu gece
Öylece giriver kalbime
Bütün faili meçhul doyumsuzlukları yaşayalım
Bir bahane uydur kendine,
Ne bileyim işte,
Hal hatır sor
Kendi ömrüme sığamadım bir türlü
Gök yüzünde yağmur olmamış
O kadar çok kara bulut birikmişti
Yağsaydı, sokağımdan denizler akardı.
Kuruyan şu Lale Sümbüllerim
Bağ bozumu mevsimi yakındı
'Sis' li, hafif bir sabahın seherinde
Dağlardan esen rüzgarla gelmiştin
Bana.
Elimi ilk tuttuğunda
Hele dur ! dinleyin çocuklar
Başınızı alıp nereye gidiyorsunuz ?
Geriye dönüp hiç baktınız mı
Atalarımızın kültür, mirası
Karşılıksız bir sevgi
Mühür değil miydi ?
Kalem olsaydık
Sayfalar dolusu kitap, yazardık
Dağ olsaydık
Kurda kuşa yoldaş olurduk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!