En olmaz zamanlarda yaşadık
En uç noktalarda topladık çiçekleri
Uzanıp gökyüzünde dokunduk güneşe
Derviş olduk çöllerde aşkı arayan
Aşık olduk semah dönen
Kul aşkında ilahi aşka ulaşan
Kopkoyu siyahtır,bakışlarım.
Bana dost olmaz hiçbir aydınlık.
Bilir, korkular gizlerim derinliklerde.
Bilir, siyahlıklarda acılar büyütürüm.
Renkler solmuştur çoktan hayat bahçemde.
Kopkoyu karanlıktır, saklandığım.
Bin bir yüzü vardır karanlığımın.
Anlamaz kimse,fark etmezler onlarla olmadığımı.
Bazen de karanlığında kaybolurum hüznün.
Kimi zaman yağmur sonrası berraklıktır.
Ya da sonsuz,sözsüz bir çığlıktır.
Kimsenin duymadığı.
Yakınmındadır kimi,tanıdık sanarak.
Çok uzaklarda kayıp olduğumun farkına varmadan.
Gün gelir kendinde sanır bazıları, aslında hiç olmadığımı anlamadan.
Yitik yarınlar biriktirir,karanlığım.
Sonsuzluklarda yalnızlıklar.
05-03-2012
Parmaklarının arasından su gibi akıp gidişimi göreceksin.
Akıp giden hayat gibi.
Bir sabah bensiz uyanacaksın.
Ne zordur bilir misin?
Gidenin arkasında kalmak.
Alıştığın yerde bulamayacaksın sevgi dolu bakışlarımı,
Seni gördüm dün gece rüyamda.
Bana gülüyordun.
Seni,seninle ilgili pek çok şeyi unutsa da yüreğim.
Bir tek gülüşünü unutamıyorum.
Sen gideli yıllar oldu.
Çocuklar büyüdü.
Değişiyor yerler, insanlar,
Bir sen değişmedin.
Hala o bayram günü,
Gecenin bir saati yolda karşılaştığımız gibisin.
Yine soruyorsun bir yabancı gibi,
Aynı soruyu bana,
Saatler hep o gecede kaldı,bende öyle.
Seni özlüyorum, kimi görsem sana benziyor.
Bir tek gülüşün benzemiyor kimseye.
Ben biraz eksik devam ediyorum,
Seni sensiz yaşamaya.
Gündüz göremediğim seni gece rüyalarımda görüyorum.
Hasret gideriyorum.
Ağlayarak uyanıyorum, çoğu gece.
Seni özledim diyorum.
Sessiz karanlığa, seni çok özledim.
29-12-2007
Yağan yağmurlara bakıp insanın şair olası geliyor.
Ama ne gerek var şimdi iki damla düştü diye,
Fırtınalar koparmaya, her yer sen olunca,
Her satır sen diye başlayınca,
Buruk olan havayı dahada germeye,
Baharlar küsmüş bize,
Güneş doğmuyor diye.
Metiyeler dizmeye.
Zaten biliyor İstanbul, sensiz bahar olmayacağını.
29-05-2012
Dün gece yağmur yağıyordu.
Sen geçtin penceremin önünden.
Omuzların çökmüş,başını önüne eğmiş yürüyordun.
Rüzgarın okşadığı saçlarına aklar düşmüş.
Hayallerini hayat örselemiş.
Yalnızlık yoldaşın olmuş.
Güneş mi istediğiniz,
Topladım kucak kucak bir ömür yetecek kadar.
Gelincik tarlalarından, boy vermiş sevinçler demetledim.
Akşam sefalarından gülüşler çaldım.
Akşamı ayrı,sabahı ayrıydı mutluluklarımın.
Bakışlarında aşkın en masumunu yakaladım eşimin.
Küskünlüğün kime ey gönül?
Yangın yerinde kalan küle mi?
Açmadan solan güle mi?
ahu zar etmeyen dile mi?
Ne baharlar gördü bu yorgun gözler?
Ne fırtınalara göğüs gerdi?
Hiç incitmedi,hiç ağlamadı.
Şimdi mi yağacak yağmurlar?
Hadi be!
Olmaz,yenilmeyeceksin.
Eğilip bükülmeyeceksin.
Geriye dönüp bakmayacaksın.
Dünü bugünü yargılamadan
Yarına yürüyeceksin.
Küskünlüğün ile yaşamayı öğreneceksin.
Hayata gülüp geçeceksin.
04-06-2012
Eksik yada tam
Ne fark eder?
Ne zaman ne mekan.
Akıp gidiyor hayat.
Bir varmış, bir yokmuş gibi.
Birde bakmışsın bir arpa boyu yol gitmişsin.
Unut gitsin ne varsa düne, bugüne dair.
Arkana bakmadan yürü yarına.
Dün yaşandı bitti.
Bugün zaten kayıp.
Hırçın dalgalar yalarken kıyıları,
Bir avuç toprak at benim için,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!