Seni nerelerde bulayım
Avare olmuş yüreğine
Sesimi nasıl duyurayım
Gül çiçeğim Gönül çiçeğim
Seni nerelerde bulayım
Aşkın seherinde kıskanıp
Batan güne kadar
Seni aradım
Mavi sularında coşan deniz
Beni senden sorarken
Gözlerinin içinde gördü
Dağılmışım Bu Gece
Efkârlı masalarda
Çözülür mü bilmece
Kırmızı şarabında
Dağılmışım bu gece
Çığlığım hep özlemek
Avaz avaz yanmak hep
Zemheri ayazında
Beklemek özlemek hep
Özlemek
Çok Eylüller bekledim
Aşkıma aşk ekledim
Gelir diye bekledim
Gülüşü ateş kadın
Çok Eylüller bekledim
Ben Sana İnan Doyamadım
Sandığını da alamadım
Çeyizini de koyamadım
Cümle âlem bunu biliyor
Ben sana inan doyamadım
Âşık oldum çal udum
Âşık oldum çal udum
Habersiz sevdim seni
Acılarım Yağar Saçlarıma
Her sabah aynı sessizlikle uyanırdı. Perdeden sızan solgun ışık, duvarlarda gölgeler bırakırdı; sanki geçmişi hâlâ oradaydı, dokunulmasa da hissedilirdi.
Kadın aynaya baktı. Gözlerinde bir yorgunluk vardı, ama o yorgunluk öyle tanıdık, öyle yerleşik bir duyguydu ki artık ondan korkmuyordu.
“Acılarım yağar saçlarıma,” dedi usulca.
Evet… acıdan kaçmamıştı; o acıyı giyinmiş, saçlarına kadar sindirmişti.




-
Ömer Yurdun Eren
Tüm Yorumlarhatırlatınız