Soğuk nedir bilmeden
Güneş nedir görmeden
Sarı saçlarını okşarken
Dudakların mutluluğum oldu
Mevsimleri sende yaşadım
Mavi denizlerdi umudum
Aşkın aklına yol ver
Gezinsin kotralar
Mavi suda
Aşktan korkma
Hep yaşa
Yüreğine aktar mutluluğu
Adaklar adadım
Her ağaç dalına
Asılı kaldım
Yaprak dökümü yollarda
Çığlıklarım sığmadı yüreğime
Üzün bir tünele girdim
Yürüdüm yürüdüm siyahınsa
Ayağıma takılan taşlar vardı
Göremedim seçemedim
En güçlüsü sarılıp halhal oldu
Duy Sesimi Hayat
Gün yine geceye dönüyor
Hayat
Yağmurun hızı gibi acılarım
Yüreğime nefeslenip doluyor
Esen rüzgâra aldırma gel
Geçip gidiyor deli zaman
Yaşayalım doyasıya, gel
İnan hayat bizimle güzel
Aç pencereyi göreceksin
Evrenin Dansında
Evrenin dansında
Yapacaklarımızı
Etrafta aramayalım
Yalnızlığın nefesinde
Gelirsen Kavuşuruz Elbet
Gelirsen Kavuşuruz Elbet
Artık gelsen de olur gelmesen de
Bazen yakınsın bazen de çok uzak
Eylül’ün Penceresinden Bakış
Uzak bir kasabada, günün ilk ışıklarıyla uyanan bir kadın yaşardı
Eylül
Hayatı sessiz ama anlam doluydu. Dokuz ay boyunca bu canı taşımış, sonrasında ise kendi azmiyle, bilgeliğiyle ve sevgisiyle çevresine yol gösterirdi.
Eylül için okumak bir alışkanlık değil, bir nefesti. Her sabah eline kitabını alır, pencereden içeri süzülen güneş ışığında satırları okur, zihnini ve ruhunu tazelerdi. Ona göre, “Okumak kültürü tazeler; görgü ve gelenek bir ömrü yelpazeler.” Bu söz, hayatının rehberi olmuştu.
Gülüşü Bahar Kadın
Mutluluğun adısın
Yüreğimin tadısın
Sevmelere doyamam
Gülüşü bahar kadın




-
Ömer Yurdun Eren
Tüm Yorumlarhatırlatınız