Her cam parçasında ayrı bir suret,
Biri çocuk, biri genç, biri ihtiyar.
Ne mesudum şimdi, ne de bahtiyar;
Gözlerim mi yalancı, siz mi aynalar?
Belki kirli, buğuludur camınız…
Şu garip hâlime hiç acımadınız.
Aramızda kalsın gizli sırrımız —
Beni ifşâ eylemeyin, aynalar.
Her gün yeni bir sima, her gece bir giz,
Siz de yoruldunuz beni süzmekten.
Kalem olsa, tükenirdi yazmaktan;
Bir gün olsun bezmediniz, aynalar.
Bazen susun… Bazen görmezden gelin.
Her gerçeği söylemeyin, aynalar.
Kopardınız sevgiliden, sevdadan;
Bari canımdan etmeyin, aynalar.
Kırık camın ucunda bir umut gibi,
Yine sizden beklerim en son çareyi.
Şu solgun yüzüme, ak saçlarıma
Mazideki rengi verin, aynalar.
O davetkâr bakışımı siz mi çaldınız?
Evvel dosttuk; düşmanım mı oldunuz?
Ben çaresizce bakarken, neredeydiniz?
Gidin artık — hiç dönmeyin, aynalar!
Yüreğime değil de —
Hep yüzüme baktınız.
İçimdeki feryadı hiç mi duyamadınız?
Gençliğimi sayfa sayfa yaktınız…
Siz de, paramparça olun, aynalar!
FEVZİ EMİR YILMAZ
Fevzi Emir YılmazKayıt Tarihi : 31.7.2025 00:12:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!