aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
1968 yılında Torul’un Herek köyünde fakir bir baba ve ananın yedi çocuğundan biri olarak hayata merhaba demişiz. İlkokulu kendi köyünde ortaokulu zor şartlar altında başka bir köye yürüme gidip gelerek okudum öyle ki hala ezikliği ve yorgunluğu üzerimdedir.
1986 yılında Gümüşhane Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’ni burslu olarak tamamladım. Benim için aynı zamanda gurbet ve ayrılık başlamış oldu köyden, aileden, sevenlerden… Bu eziklik duygusallığımı tetikledi ve o yıllarda ruhumda bir uyanı ...




Evet bende bilmede yaşamanın çok etkili olduğuna inananlardanım. Tebrikler Ayhan bey sizde konuyu güzel dile getirmişsiniz.
şiir tadında bir eser okudum,onlarca deli saçması içinde kendini farkettiriyor yüreğinize sağlık hocam
şiir tadında bir eser okudum,onlarca deli saçması içinde kendini farkettiriyor yüreğinize sağlık hocam