güneş batmak üzereydi, posta henüz ulaşmışken köye
daha yürünecek yol vardı ya, her şey ne kadar keyifliydi
yolun sonunda sen olunca
alı alına, moru moruna karışmıştı karşı tepelerin
bizimse sırtımızdaki en ağırıydı yüklenebileceklerimizin
sözün kısası, kış günüydü o ormanı en son gördüğüm
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



