Bazen bir bahar dalı gibi çiçek açtık,
Bazen fırtınada savrulan kuru bir yaprak...
Mutluluğu paylaştık soframızda,
Acıyı ise tek başımıza sağaltmaya çalıştık.
Yol uzun, menzil çetin,
Biz bu yola hep "insan" diyerek çıktık.
Gördük o maskeli yüzleri, o sahte gülüşleri,
Çıkarı için kapımıza gelenleri, menfaat için eğilenleri...
Samimiyet beklerken, yapmacık duvarlara çarptık,
Biz herkesi kendimiz gibi bildik,
Herkesin içini kendi aynamız gibi berrak sandık.
Yanıldık mı? Evet, defalarca.
Aldandık mı? Belki bin kez.
Sırtımızda hançer yaraları, dilimizde söylenmemiş sözler,
Arkamızdan dönen oyunlar, yüzümüze söylenen yalanlar...
Kırıldık, hem de cam kırıkları gibi,
Üzüldük, içimize attık her bir hıçkırığı.
Bazılarını kalbimizden söküp attık,
Bazılarına "belki değişmiştir" diye bir şans daha verdik.
Çünkü biz saftık, kötülük bilmezdi aklımız,
Kimseyi kötü diye etiketlemedik,
Her şerde bir hayır, her insanda bir parça iyilik aradık.
Sevdik ama belki hiç o kadar sevilmedik,
Yine de vazgeçmedik kendimiz olmaktan.
Bak buradayız işte, dertlerimizle baş başa,
Yine de yıkılmadık, yine de dimdik ayaktayız.
Kaldığımız yerden devam ediyoruz hayata,
Yüzümüzde bir tecrübe çizgisi, ruhumuzda bir sükunet.
Gördük her yüzü, tanıdık her rengi,
Artık kimse bizi şaşırtamaz,
Çünkü biz bu hayatı, en gerçek haliyle yaşadık.
Kayıt Tarihi : 25.1.2026 15:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!