Adına ne dersen de, bu toprağına düştüğüm yolun
Sonu hep eksik kalacak olan senden başladığı sonsuzluk
Lodos yolu çınarlı han ve koşup gelen yağmur aralığı gencecik Nisan
Köze harlanmış demirlerin döşünü döven
Göğün sonsuz kucağından
kendini parçalarcasına kanatlarını üstüne gerdiği sorgusuz divanına
Sandım ki, senin yakamızı yuyup,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta