Taştan, kocaman kaplumbağa heykeli üzerinde otururken, gülüşüyorlar sarı çil çocuklar.
Alman turistler. Yeni yeni keşfediyor çocuklar, etraflarında olup bitenleri. Meraktan yaramazlıkları…
Babaları dolamış kollarını birbirine ve tüm kara düşler, tüm beyaz düşler, tüm yedi renk, taş sokağın bin yıllık yolunda dağılıyor.
Adam farkında mıdır, bilinmez. Ama şu andan geleceğe doğru kendisi de dağılıyor.
Ve sokakların taşlardan örgülü beliklerinde tarih olmaya başlıyor.
ben aşkı bir üveyikten satın aldım,yaşım onaltı
o zamanlar bakır rengindeydi dağlar
daha şıvan düşmemişti böğrüme
daha deli deli esmemişti ruzigar
kalbim acıya düşmemişti
sanırdım bütün ırmaklardan koşacaktım
Devamını Oku
o zamanlar bakır rengindeydi dağlar
daha şıvan düşmemişti böğrüme
daha deli deli esmemişti ruzigar
kalbim acıya düşmemişti
sanırdım bütün ırmaklardan koşacaktım




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta