Taştan, kocaman kaplumbağa heykeli üzerinde otururken, gülüşüyorlar sarı çil çocuklar.
Alman turistler. Yeni yeni keşfediyor çocuklar, etraflarında olup bitenleri. Meraktan yaramazlıkları…
Babaları dolamış kollarını birbirine ve tüm kara düşler, tüm beyaz düşler, tüm yedi renk, taş sokağın bin yıllık yolunda dağılıyor.
Adam farkında mıdır, bilinmez. Ama şu andan geleceğe doğru kendisi de dağılıyor.
Ve sokakların taşlardan örgülü beliklerinde tarih olmaya başlıyor.
Ben gidince hüzünler bırakırım
Bu senin yaşadığındır
Bir ev sıkılır kadınlardaki
Bir adam sıkılır kadınlardaki
Seni sevmek bu kadar mı
O benim yaşadığımdır.
Devamını Oku
Bu senin yaşadığındır
Bir ev sıkılır kadınlardaki
Bir adam sıkılır kadınlardaki
Seni sevmek bu kadar mı
O benim yaşadığımdır.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta