Şahlanır atlar da nalları parlar,
Göklerden süzülen pusatlar bizim.
Erir karşımızda o yüce dağlar,
Bozkırda yazılan pusatlar bizim.
Yazgımız kazınmış kadim taşlara,
Bir rüzgâr var içimde,
Ne estiği belli, ne sustuğu…
Bazen bir dağın yamacında ürperti,
Bazen bir çobanın duasında umut olur.
Gök uyur, toprak uyanır geceleri,
Yol belliydi, canı koyduk yoluna,
Gölge düşmedi hiçbir al sancağına.
Dönmek yoktu nefsin fermanına,
Serdengeçtim; yemin ettim toprağına.
Şimdi sen yine gel sen,
Akdeniz rengini alsın gözlerinden,
Mavi sular, yeşil dağlar,
Sonsuzlukta kaybolsun izlerin.
Konuşsam, dağlar ağlar, taş kanar belki,
Bu çağda Türk olmak, azapla denk ki,
Her şeye suskunum, ne sitem ne öfke,
Sustum… Yüreğimde Türk kaldı sadece…
Ne bir sancak dalgalanır gönlüm gibi,
Elbette Turancı olacaksın, Türk oğlu Türk,
Damarlarda akan kanın Turan’a sürükler.
Türklüğün mefkûresi, yüce Turan’dır
Atsız’ın izinde, Turan için yürekler.
Türk'ün olduğu her yer vatan bildik,
Bir davadır inandığım
Ülkü yoluna baş koyduğum
Yeri geldi hor görüldüm
Yeri geldi yanlız kaldım
Ama asla inandığım davayı sorgulamadım
Derlerse ne için bu çaba öksüz kalmış TÜRKLÜĞÜM İÇİN siyasete bulaşma hayatın kayar dediler veya çıkarın olduğu yerde siyaset yap dediler ama haklının yanında siyaset yap demediler diyor ya MUHSİN başkan "İnanmadığım yolda milyonlarla yürüyeceğime, inandığım yolda tek başıma yürürüm." Bende öyle yaptım pişman değilim asla benim davam bir siyasi parti, dernek, cemaat davası değildir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!