karışırken grisi, bembeyaz bulutlara,
yağan yağmurlarmıydı, farkına varamadım.
anladım yıllar yılı, neyi aradıgımı,
ana,bacı, yar kokusuna hasretimi.
nedense, çarşı,pazar gezerken adım,adım,
gece kasvetli
gece kimsesiz
bıçak gibi ayazlarda,
gözlerimde damlalar donmakta.
sensizlik adım, adım bitirmekte
bir adım ötedeyim artık.
bu vahşetin yokmu felahı,
milletin kurtuluşunun kaderimi mahşer.
YA RABBİM biz nurunu istiyoruz,
sabrımızı sınayıp, ateş gönderiyorsun.
estirmesen yurduma bir ilahi esintin,
alemi milleti islamın olmayacak dünyası.
kırılmıştı dalların,
yere düşen yapraktın.
baykuşlar tünemişti,
yıkılan yuvana hep.
gözlerinde korkular,
elem acı ve keder,
dün gece hayalinle saatlerce oturdum,
bir tuvale resmini çizmk istedi gönlüm.
saçlarından başladım resmini yapmaya
önümde duruyordu canlı gibi hayalin.
çok ugraştım sonunda buldum,saçlarının rengini
dönüp bakıyorum
arkama.
bıraktıgım yıllara
geçtigim yollara,
tükettigim umutlara,
kuruyan maviliklere,
Vurulmuş Hilal kahpece saldırıda,
dört yerine düşmüş bu şehri istanbulun.
leventin bağrı yanık,ğözü yaşlı üsküdar,
al kanlara boyanmış,çaresiz şuistanbul.
yavuz,cengiz,celal ve şeker içtiler son şerbeti,
dün kırdım bana bakan aynalarımı,
yıkadım tüm kirlerini.
damarlarımdaki kan ile karıştırdığım,
gözyaşlarımla.
aldım karşıma kendimi,
bana anlatacakların var, dedim,
birdeniz kenarı
bir kırık sandelye
bir şişe şarap
bir avuç leblebi
masamda ve birde solmuş bir fotografın
ve senin hayalin
dün yoktun
bu günde...... bilmem ki?
yarında olmayacaksın
istemiyorsan eger,
unutma bende kalan bir hatıran var,
bana ait sakın isteme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!