Günahlarım kanatlarımda bir külfet
Sanki meshiyim tüm bu acıların
Gökyüzünde geriliyorum çarmıha
Uzanmak için yükselişin sonsuz ufkuna
Kanatlarım yanıyor yeryüzünden uzaklara
Okyanuslardan daha da öteye
Elimi attığım her dal
Gölgesinde uyukladığım her ağaç
Soluyor yavaş yavaş
Ne değerse kayboluyor bana
Dört bin yıllık bir kuraklık
Ne neşe bırakıyor ne de bir duygu
Bir döngü
Tik ve tak
Yalnızca atılan ilk adım gerekli
Sarmaşıklar değil
Düğümler değil
Yalnızca bir geri sayım
Son bir dans et benimle
Bırakalım her şeyi karışalım birbirimize
Elimi tut son bir kere
Daha tutamamışken elini
Lütfen kabul et bu teklifimi
Elimde boş bir şişeyle gezerken avare,
Her yudumda gözyaşlarım döküldü gökyüzüne,
Resmedildi yok oluşum zeminlere,
Kalmışım sensizlikten biçare...
Sözler mânâsız gelir kulağıma,
Fısıldayarak anlatacağım sana her şeyi
O denli işleyecek ki ruhuna
Susturmak isteyeceksin sesimi
Dinlemeye korkacaksın sözlerimi
Ellerin titreyecek, üşüyeceksin
Göğsümde bir sancı
Yine odamdayım
Her şey benim ama
Ben her şeye yabancıyım
Yatağım reddediyor beni
Şahane bir yalnızlık içindeyim
Yaptıklarımı hiç kimsenin fark etmediği o yerdeyim
Herkesin kör olduğu o yerdeyim
Feryatlarımın duyulmadığı o yerdeyim
Kendimi gözettiğim, bilmemezlikten geldiğim
Kıyamet kadar acı ve kederliydi dünyam
Karşıma dizilmiş gibiydi yaşamın tüm asileri
Yırtılmış çığlıklardı kulaklarıma çınlayan
Gözlerimden akan yaş yerine kan oldu
Sanki şeytanın mızrağıydı yüreğime saplanan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!