ister inan ister inanma
aşkın mucidi benim
ve düştüğüm bu zindanın asıl sebebi
içime sığmayan düşlerim
yüzümden anlaşılmaz
yine yazdım gözlerini dün gece
bulutların sakladığı ayın çehresine
parmak uçlarımdan kan damlıyordu
vurulmuştum ölüyordum gizlice
başım yıldızların etrafında dönüyordu
seni bilmeden sevdim dedim
kimi bildiysem içimde
uzaklaştı kendimden kendim
başkalarının peşinde
seni sevmişim seni bilmeden
beni nasıl bir kurşunla vurduysan
yaramdan şiir sızıyor
yağlı kurşun
yağmur yağlısı
gözlerim üç nokta
Demek öyle Süreyya
dudaklarına bir bedel biçtin sonunda
hani hiç bitmez demiştin ya
aşkımızdan vaz geçtin sonunda
demek bizim aşk dediğimiz
tabutumdaki delik midir şu yıldızlar
koğuşumdaki çelik mi
parlar ustura gibi
parlar
yıldızlar
sevgilim yüzüne yapışan bu yağmur
sen giderken benden daha mağrur
mağrur ve yalnız gözlerinde durur
sevgilim yüzüne yapışan bu yağmur
gidince gece ömrümde asılı durur
bak şimdi saatler bir adım ileri alınmış
benim saatim ise çoktan yalnızlıkta durmuş
nasıl ileri alırım ki...orada ölüm var
yalnızlığı bir adım geri alayım desem
sen olmayacaksın
ben şimdi ölümle sensizlik arasında durmuşum
seni gördüğüm ilk gün
bir karar vermek zorundaydım
yazarlıkla mezarlık arasında
ben mezarlığı seçtim.
şimdi bir tek kelime bile karalamıyorum
ömrümün bir tek saniyesine
şimdi bir oğlum var
onu çok seviyorum
bir de kızım, daha çok
karımı ikisinden de çok
ama seni çokluklarla değil
hâlâ




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!