Gece yarısından, gecelere,
Uyuduğun yastık olacağım.
Feda, cefa, vefa dendiğinde,
Gözlerine yaşla dolacağım.
Seherlerinde de mağmurlukla,
Benim değil şu gülen tablolar,
Nefesinin med-ceziri kadar
fırça vurmuşluğum var.
Umudu abartıyla resmeden,
Bir pessimistim ben.
Karanlıklarım da bir gün fecre dalar,
Yazmışım... Kimseye oynamaz kalemimle,
Sevmişim... İspatı olan şu kalemimle.
Ne beni tanırsın, ne sevdamı tanırsın.
Bir bilsen sevdamı, masmavi utanırsın.
'Umud'u nefes etmiş adama,
Yanaklarımdaki kilidi bir çözün,
Doyasıya gülümsemek istiyorum.
Bana bir an bile gülmeyecek yüzün,
Nefes aldıkça umudunu güdüyorum.
Ne hayat, bin şükür sade bir günüme,
Elalem ne der, susar mı diller?
Sizene ulan, bir kere susun!
Zaten namus fazla idi bir de,
Bekçisi türetildi namusun.
Bak abiciğim! Bu da insandır.
Kardeş olsa dahi, bir kelime arayacaklar.
Paleografi gereği kalleşi konduracaklar.
Hiç kimse sevmedi mi sahi?
Menfaatlere zam mı geldi, peki.
Artık 20 kanatla bana koymuyor vedalar.
Vefa biti vurmuşsa saçlarına, bakışları dalar.
Olmaz, sevdadır yakacak elbette.
Sevdadır, bekletir umulmaz cennette.
Yakacak, umulmaz yerden vuracak.
Elbette cennette vuracak, yıkacak.
Yalnızız... Bu dünyada böyle varız,
Çoğul ekiyle yazılan mısralarda yanlışız.
Yalnızız ama yalnızlıkta yalnız değiliz.
Metro duraklarında,
Fakültelerde,
Sokaklarda-caddelerde,
Ertelenen yarın hiç olmayabilir.
Her sönüşünde 'elbet bir gün' dediğin,
Sarı güneş bir daha doğmayabilir.
Mücadele et, zamanı Tanrı yaşar!
Gönlünün çığırdığını, dille susma!
Sana el uzatmak en olmazıdır,
İçten kopan fırtınaların içinde.
Uyumak artık en umulmazımdır,
Gecenin saat zifiri üçünde...
Yastığım sırdaş, akla düşmüş düşe.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!