Bu dünyaya sığılmayan benim.
Türk dediğin de dertsiz olur mu?
Rahat denen şeyi bilmez bedenim.
Şu kahpe çağda huzur umulur mu?
Hükm bitmiş, vilayetimin şarkında,
Sana ulaşmak saçmalıktı
dedim ya umutlarım pek zengin
kalbim mavilikle yapmacıktı
Yüceldi de uçsuz bucaklara
maviyim, ne yazık...
gözlerin kadar engin değilim
Sertlik kanında varsa hayatın,
Şah damarımı bıçağa dayayın.
Atmaya devam edecek bayım
diyecek ben hala burdayım.
Yunus abimin sözleri, kulağıma kurşundur.
Arama o gözleri, en korkunçu susuşumdur.
Yorgun fakat bir o kadar hevesli,
yolculuklar çekerlerdi.
Kimselerin anlamadığı dillerde,
anlaşılmayı beklerlerdi.
Kimi kasketiyle selam etti,
kimi kasvetiyle kelam etti.
Ay doğanlarda, yarı gecelerde,
Hanke Yaylası'nda, Uludere'de,
Bir sedadır ki yükselen göklerde,
Arş titredi heybetinle, sesinle...
Baba, Baba, Baba!
Dört yaşında çocuk!
Yaş dökmeyi unut!
Baban can verirken,
Vatan toprağında.
Umutlarım kundaklanmış,
Pare pare yanarak,
Acısı bol atılmış, uzatılmış.
Hercai menekşe koksundu elim,
Tuttuğum isli umutlarımken.
Bir kelebek narinliği ile,
Rüzgarla sevişmek...
Kırılacak, gücenecek,
Güçsüzlüğüyle.
Hep yükseklerdedir umudum.
Gözlerim baktığımı biçiyorken,
Bilmezler ki dokunsalar yağarım.
Geçen zamanı buzlu içiyorken,
Hatıralar boy gösterir; yanarım.
Yalnızlık kelamı hiç susmaz, şakır.
Gül aramaya çıktım hisli havalarda,
Bulamadım çorak dünyamda yare değer...
Bir tulum sesi 'sessizce yakan zamanda'
'Si vardis ucguku do' diye diye inler...
'Dünyada bir yerdeyim' bilmem ki nerdeyim?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!