Hüsranla sonlanmış masallar izledikçe kirpiklerinden
Unuturum yangın ahvalimi
Yokluğun kahır rafında ezber ettikçe kalbini
Gözyaşlarım yetmez hüznüme
İsmin her harfinden kaynadıkça yüreğim
Yokluğunda buharlaşıp bulutlara karışırım Asya...
Hudutlarımda kırmızı sarı yapraklar göçebe
Hüzünlü dudakların kederim rengi
Teselli namına soluklarında dağıldıkça
Avuçlarında filizlenip sana dönerim Asya…
Baş düşüren celladi gamzelerine d'okudukça
Mormenekşe bakışların başlatır isyan naralarımı
Çarpıştıkça cepheden cepheye firakınla
Yenilirim esir düşerim parmakların ardına
Kırk yıl prangalansada bakışlarım bakışlarına
Bitmiyor tükenmiyor yek lahza hasretim Asya...
Bazen azat edilmiş kuşlar gibi hudut tanımaz yüreğim
Çırpınır durur a’raf yerimden
Bazen de simamdan okunur ölü güller kabristanlığı
Hapsettikçe sükût prangaları ile göğsün kafesine benliğimi
Gurbet mühürlenir sürurlarıma
Günbegün harladıkça sevdamı ateşini
Eksilmiyor yek tutam hüznüm ve elemin Asya…
Kayıt Tarihi : 21.05.2026 13:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!