İki kelam edip öpmeyeyim mi gözlerinden
Sen değil misin beni yokken var eden
Biliyorum acıtacak seni de beni de
Yoracak, yıpratacak geçmişe dair ne varsa
Belki hiç kurumayacak göz pınarlarımız
Ya sevinçlerimizden ya hüzünlerimizden
Yıldızları saymakla, gezegen avlamakla
Yitip giden aklımı sana zorlamakla
Geçmeyecek kinimin ellerinden
Yaka paça kurtulmak gelirken içimden
Yine sana yazıyorum
Adına, hayatına ve en sonki kararına
Böylece
Kendime az geldim
Daha fazla sürmeyeceğini bildiğim
Ama özellikle itelediğim
İflah olmaz aşk sanrılarımı da
Yanıma alarak
Çeşitli sorunlar, can sıkan takıntılar, yaşadığım sancılar...
Beni düzeltmeni değil benimle delirmeni bekledim.
Yaralarımla oyun oynaman beklenmedikti.
Sorgulamalar, suçlamalar ve dışlamalar...
Katiline aşık olan hasta ruhlu,
Sevgi olmadığı bariz değil miydi?
Seni Tanrılar duyuyor olsaydı
Boş bir evren yaratmazlar mıydı bir gündüz karanlığında
Seni izliyor olsalardı
Öpüp de başlarına koymazlar mıydı
Saçmalık
Koskoca kainatta bir başına kalman
Hiç bilmediğim bir denizde boğulsam mı şimdi?
Kaybolan benliğimi savursam?
Çok mu geç olur, şimdi gelse bahar?
Çok mu dert olur, küsse bana yas?
Ve ben bıraktım öylece sen de git.
Gözünü kapat da gel bana
Yemin ederim öyle sıkılmışım
Öyle sıkışmışım ki zihnime
Kaçsam kaçamam
Unutsam hatırlatır bir hecede
Bir gecede kalakaldım
Öyle sessizce
Adam kadını üzdü.
Belki adam da üzüldü.
Ama kadın dağlara küstü, denizlere düşman oldu.
Sigara dumanı kustu defalarca.
Yitirebileceğinden fazlasını yitirdi de
Sustu sadece.
İçimizde yaşattıklarımızı
Salıverelim çayıra
Onlardan hayır yok
Asalak mantarlar
İçimizde değil
Bizimle yaşayanlara kulak verelim
Hiçbir şeye yetişememek
Sen öyle güzelce beklerken
Gelememek
Ama çıkmak için bir yol bulamamak
Sevdaya karışmak
Veyahut bir yangın yeri oluvermek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!