Müsaadenizle Hakim Bey...
Bugün karşınıza bir suçlu olarak değil, kendi enkazının altından seslenen yaralı bir ruhun vasiyeti olarak çıkıyorum. Kayıtlara faili meçhul diye geçmesin bu dava, çünkü failimde belli, maktulümde...
Bugün burada bir kaili yada bir hırsızı değil; celladının gözlerindeki cennete aldanıp, o yağlı ilmiği boynuna kendi elleriyle dolayan bir sevda kurbanını yargılayacaksınız. Benim cürümüm; fani bir nefesi Allah’ın gökyüzünden daha kutsal sayıp, mühürlenmiş kaderimi bir kulun avuçlarına korkusuzca bırakmaktı.
Siz bakmayın yüzümdeki bu donuk sessizliğe; içimde koca bir devrin çöküşü var. O gittiğinde güneş gökyüzünden istifa etti, toprak suya ebediyen küstü. Ben ömrümü ona bir seccade gibi sermişken, o üzerine basıp geçmeyi bile çok gördü. Boğazımda düğümlenen o sessiz feryadı melekler duyuyor da, bir tek o sağır kalırdı
Şimdi beraat imi değil, mahkûmiyetimin tescilini istiyorum Hakim Bey! Zira benim infazım o kapıdan çıkıp gittiği an başladı. Adaletinize sığınmıyorum; çünkü onun yokluğuyla örülmüş bu zindanda, her nefes zaten bir idam sehpasıdır. Kalemimi kırın ki mürekkebim kurusun; bu sevda davası mahşere kadar feryadımla mühürlensin.
Eğer bir gün o da kendi karanlığında kaybolursa hatırlasın: Bir can vardı, onun bir tek gülüşü uğruna cehennemi gül bahçesi sanan... Kelimeler yetim, cümleler boynu bükük kaldı. Bu sessizliğim ona bir ah, bu dünyaya ise ebedi bir sitem olsun. Hüküm giymiş bu yaralı yürekle, son nefesime kadar haykırıyorum: Onu taparcasına sevdiğim, kendimi yolunda feda ettiğim için sonuna kadar suçluyum!
T.C. AŞK MAHKEMESİ
Esas No: Ömür Boyu Yalnızlık
Karar No: Müebbet Hasret
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın kendi celladına duyduğu bu ilahi sadakat ve ruhunu bir faniye seccade yapma cürmü sabit görülmüştür. Her ne kadar sanık, suçunu itiraf edip kaleminin kırılmasını talep etse de; mahkememiz en ağır cezanın zaten verildiğine hükmetmiştir.
KARAR:
1-Bu davanın "faili meçhul" değil, "faili firari" olarak kayıtlara geçmesine,
2-Sanığın yolunun zifiri karanlığa mahkûm edilmesine; ancak bu yangından, o güneşte ısınan "failin" asla haberdar edilmemesine,
3-Dosyanın üzerine bir ömrün külleri serpilerek tozlu raflara kaldırılmasına; sanığın ise "onun" adını bir tesbih gibi kalbine çekerek bu sessiz zindanda müebbet bir yalnızlığa terk edilmesine,
4-Ve son olarak; adaletin, sanığın kendini "onda" kaybettiği o ilk bakışta zaten yerini bulduğuna, bundan daha ağır bir ölümün ise mümkün olmadığına oy birliğiyle karar verilmiştir.
Hüküm: Bu sevda davası, sanığın son nefesine kadar vicdanında asılı kalacaktır.
Veysel Sari
Kayıt Tarihi : 14.1.2026 21:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!