Nihâl, bu sisler içinde dünya silinir;
Her şey bir işaret olur, her iz bir remiz.
Gülümseten emoji…
Ah, o tutkunun nişanesi!
Soğuk bir nokta…
Buz kesen bir nefesin işareti.
Sesli mesaj, fısıltın gibi sarmalıyor ruhumu;
Görülüp cevaplanmayan…
Varlığımın sorgusu.
Artık yaşamıyoruz, Nihâl; yorumluyoruz.
Her dokunuşu, her bakışı çözümlüyoruz.
Zihin, yorulmak bilmez bir muhafız:
“Anlarsam eğer, kırarım kaderin azabını.”
Ama sevda ki…
Kontrol edilemez bir nehir.
Çözümledikçe çoğalır, çoğaldıkça yakıyor.
Nihâl, seni okumaya çalıştıkça
Harfler eriyor avucumda.
Her tahlil bir perde iniyor aramıza,
Huzur, o uzaklarda bir yıldız gibi sönüyor.
Sen sırrın ta kendisin; ben ise
Anlam arayan bir çöl gezgini…
Dua gibi sessiz, şifre gibi derin,
Aşkın alfabesinde kaybolmuş bir âşık.
Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 21.1.2026 18:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!