Asker Mektubu Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
2691

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Asker Mektubu

Ne kadar da keskin görünüyor,
    ufuk çizgisi buradan,
Pek bir durgunmuş bugün denizler,
    dediğine göre komutanın.
İlerliyor suları yara yara,
    bizim koca kartalımız çelikten.
Şimdiden burnumda tütüyor sanki,
    kokusu vatan toprağının.
Sol tarafımızda beliriverdi,
    o heybetli gölgesi Anadolu'nun.
Denize doğru uzanmış uyuyor,
    o yalçın yamaçları dağların.
Ne muazzam bir manzara,
    benim gibi tecrübesiz bir nefer için,
Bu anı mektubuma yazıp,
    göndermeliyim yarime hemen.
*
Bir karaltı belirince gökyüzünde,
    bir hoş oluyor içim bazen,
Sanki bir hasım,
    bizi süzüyor gibi hissediyorum tepelerden.
Sanki o kimsesiz adacıklar,
    bizim sırlarımızı biliyormuş gibi duruyor,
Ama bizim gemimiz,
    yoluna devam ediyor onalara aldırmadan.
Genzimi yakmaya başladı yine,
    o nemli havası koğuşun,
İçerideki havayı değiştirmek için,
    güverteye çıktım zaten.
Küçücük kaldı arkamızdaki ada,
    o meşhur Rodos denilen,
Bize el sallıyor gibiydi sanki,
    oralı olmadık ama biz.
*
Bir başka anlam taşıyor sanki,
    burada güneşin batışı bile,
Köyüm düşüyor aklıma,
    her akşam boyanırken ufuk kızıla.
Yürüyorum dimdik görev yerime,
    postallarım ayağımı sıksa da,
Her yer ayaklarımın altında gibi,
    nöbet kulesinden bakınca.
Şakalaşıyor arkadaşlar,
    takılıyorlar birbirlerine,
        ranzaların arasında,
İzliyorum ise ben sadece,
    bir köşeden onları sessizce.
Biliyorum küçük bir parça olduğumu,
    bu devasa geminin içinde,
Gurur veriyor ama,
    bir parçası olmak,
        bu şerefli görevin.
*
Hayır duaları ediyordu yine,
    rüyama girdi annem dün gece,
Oğlum vatan sana emanet,
    diyordu o şefkatli sesiyle.
Sabah içtimasında birden,
    kendime geldim,
        komutanın gür sesiyle,
Bir çekiç gibiydi, her bir emir,
    sanki demiri döven.
Sağı solu karıştırıyorum talimlerde,
    acemiliğim tutuyor bazen,
Kızmıyorlar neyse ki halime,
    ama gülüşüyorlar usta askerler.
Bu asker ocağında,
    ne kadar çok öğrenecek şey var daha,
Uyanıyorum yatağımdan her gün,
    daha tecrübeli bir öncekinden.
*
Alıp götürüyor insanı bazen,
    o sonsuz maviliği denizin,
Ninni gibi geliyor kulaklarıma,
    o ritmik sesi dalgaların.
Nöbet tutmak için varız,
    değiliz ama biz burada uyumak için,
Dört açıp gözümüzü,
    sınırlarını beklemeliyiz vatanın.
Yolculuğumuza neşeyle,
    bir yunus sürüsü,
        eşlik ediyor bazen,
İstemsiz bir tebessüm beliriyor,
    onları görünce yüzümde.
Bir anlığına unutturuyor bu anlar,
    askerliğin o sert yüzünü,
Hatırlatıyor hayatın ne kadar,
    farklı renklerle dolu olduğunu.
*
Çok uzun zaman var elbet,
    görev süremizin daha birmesine,
Bir adım yaklaştırıyor ama,
    her geçen gün bizi şanlı tezkereye.
Bu çelikten yuvamızda,
    nice anılar biriktireceğiz hep birlikte,
Daha kolay aşılıyor zorluklar,
    omuz omuza verince.
Ne çok kahramanlık hikayem olacak,
    çocuklarıma anlatacağım gelecekte,
Söyleyeceğim, bu kutsal üniformanın altında,
    nice badireler atlattığımı.
Odaklanmalıyım şimdi ise sadece görevime,
    düşünmemeliyim başka bir şey,
Şu an bana ve arkadaşlarıma emanet çünkü,
    bu gemi ve bu vatan.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 10.7.2025 00:17:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!