Bir yanda kurşun yağmuru
Bir yanda ilik donduran ayaz
Vurulmuş kalmış
Karşıtların birlikteliği içinde
Süleyman Dede
Üniforma soluk yeşil
Kan kırmızı
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Yaşadığımız günün trajedisi..Devamı 36.Ks.
AZİZ ŞEHİTLERİMİZ VE AZİZ ATALARIMIZIN RUHLARI ŞAD OLSUN..
Duyarlı yüreğinizin duygulu şiirini kutlarım,nice başarılara..Sevgilerimle esen kalınız.Erdoğan Vural
Yurtseverlik de aşka benzer
Ölümcül bir bağlılıktır
Ödül beklemeden hiçbir yerde.
.........Duyarlı yüreğini ve güzel şiirinizi yürekten kutluyorum..
'''Okul önlüğü örtse de
Sınıf farkını
Yazlıktan dönen kızların
Güneş yanığı tenlerinde
Gümüş kolye ''
-----------
''Eylül çelişkileriyle yaşandı durdu
Dokuzunun tiksindiği onikisidir
Aşk da eylülün çelişkisine benzer
Karmaşık duyguların bileşkesidir''
------------
''Aşk da
Gözlerindeki yapılmamış yorum gibidir
Uyurken öldürülen köy öğretmeninin''
Güzel çalışmadan dolyı kutlarım.Saygılarla.
yeşil soluk parkalı gençlerin yürüyüşlerinde ufku belirgin...geleceği aydınlık bir ülkenin fotoğrafını görmrk elbette mümkündü...ancak soluk yüzlü eli kirli darbelerin yıldızlılarının ükkeye braktığı hüzün türkülerin okunmasıyla geçecek gibi değildi....tıpkı sarıkamışta buzdan heykeller yaratan saltanat düşkünü yıldızlılar gibi...kürt yusuf ya da türk korel bu ülkenin temel taşında var olan ancak harcına zehir katılan saltanat düşkünleri tarafından 'alçak ' ilan edilen isimsiz kahramanlar...
kirli savaşlarda uyuyan öğretmeni gözünü kırpmadan vuran ellerin ne olduğunu anlayacak ne kadar yutrsever var...
basamaklarını tırmandık tarihin...
emeğine sağlık....saygıyla
kutlarım özer bey kalemin daim olsun bu sorgusal dizeler hayatın kendisi dizelerde anlaşılır derinlikler gizli burada bizim hatalarımız, yaşanmışlarımız ve yaşadıklarımız var kutlarım
Güzel ilginç şiir. İşlenen konular içerik olarak gerekli. tebrikler
şiir keyfi
kutluyorum...
Bu şiir ile ilgili 27 tane yorum bulunmakta