Kalbin Kristali
Seni gördüğüm gün,
dünya değişmedi.
Değişen,
ona bakışım oldu.
Bir ağacın gölgesi
daha derin,
yağmurun sesi
daha tanıdık geldi.
Meğer aşk,
dünyayı değil,
insanın içindeki ışığı
yeniden düzenliyormuş.
Sana yaklaşırken
yalnız sana yürümüyordum.
Kendimden korkan
eski benliğimi de
geride bırakıyordum.
Çünkü sevgi,
bir başkasına sığınmak değil;
onun yanında
kendi cesaretini bulmaktır.
Ne tutkunun kör ateşi,
ne de aklın soğuk sessizliği...
Gerçek aşk,
ikisinin arasından geçen
ince bir nehir gibi
kalbe yol buluyor.
Bir gün zaman,
yüzümüzde kendi imzasını bırakacak.
Sesimiz değişecek,
adımlarımız yavaşlayacak.
Ama eğer aynı gökyüzüne
aynı hayretle bakabiliyorsak,
gençliğimiz
takvimlerde değil,
birbirimize duyduğumuz
güvende yaşamaya devam edecek.
Ve ben,
seni yalnız sevmedim.
Seninle birlikte,
hayatın daha derin,
insanın daha güzel,
umudun daha mümkün olduğuna da
inandım.
Aşk
RASTLAMAK
Aaaaaaaaaliii
Sana rastladığım gün,
daha güçlü olmadım.
Daha gerçek oldum.
Çünkü insan,
sevildiğini hissettiğinde
en çok maskelerini çıkarıyor.
Sen,
eksiklerimi saymadın.
Onlarla birlikte
gülümsemeyi öğrettin bana.
İşte o yüzden,
kalbim seni
kusursuz olduğun için değil,
yanında kusurlarımı saklamak zorunda kalmadığım için sevdi.
Aaaaaaaaaşk
Bazen insan,
sevdiğini değil,
onunla kurduğu ihtimali özlüyormuş.
Sonra sen geldin.
Hayaller, gerçeğin elini tuttu.
Ve ilk kez, umut
bir yanılsama gibi değil,
yaşanabilir bir sabah gibi doğdu.
Oooooooooyyyy
Bazen insan,
sevdiğini değil,
onunla kurduğu ihtimali özlüyormuş.
Sonra sen geldin.
Hayaller, gerçeğin elini tuttu.
Ve ilk kez, umut
bir yanılsama gibi değil,
yaşanabilir bir sabah gibi doğdu.
Aaaaaaaaaliii
Aşk,
kusursuz bir masal değildir.
Eksik cümlelerin,
yarım kalan düşlerin,
yeniden cesaret eden iki kalbin
en güzel hikâyesidir.
Ben seni,
hayal olduğun için değil,
gerçeğin içinde bile
mucizeye benzediğin için sevdim.
Aaaaaaaaaşk
Bazen insan,
sevdiğini değil,
onunla kurduğu ihtimali özlüyormuş.
Sonra sen geldin.
Hayaller, gerçeğin elini tuttu.
Ve ilk kez, umut
bir yanılsama gibi değil,
yaşanabilir bir sabah gibi doğdu.
Oooooooooyyyy
Bazen insan,
sevdiğini değil,
onunla kurduğu ihtimali özlüyormuş.
Sonra sen geldin.
Hayaller, gerçeğin elini tuttu.
Ve ilk kez, umut
bir yanılsama gibi değil,
yaşanabilir bir sabah gibi doğdu.
Aşk
"Bir ömür,
seninle susabilmek,
bütün şiirlerden daha uzun bir mutluluktur."
Aşk
Ben hâlâ
gözlerinin bıraktığı
ışığı taşıyordum.
Aşk
Bazı insanlar,
hayatımıza
içimizde yıllardır kapalı duran
bir pencereyi açmak için gelir.
Ve ben,
o pencereden içeri giren
ışığın adına
hâlâ
aşk diyorum.
Aşk
Kalbin Sessiz Sanatı
İnsan,
en çok beklediği anda değil,
beklemekten vazgeçtiğini sandığı anda
karşılaşır aşkla.
Sen,
hayatıma bir fırtına gibi girmedin.
Pencereyi usulca açan
ilkbahar rüzgârı gibiydin.
Varlığın,
eşyaların yerini değiştirmedi.
Ama onlara bakışımı değiştirdi.
Bir fincanın sıcaklığı,
akşamın gölgesi,
yağmurun camdaki izi...
Hepsi,
adını bilmediğim
bir yakınlığa dönüştü.
Aşk,
gösterişli cümlelerin içinde değil,
birbirini incitmemeye çalışan
iki kalbin
sessiz dikkatinde büyüyor.
Çünkü insan,
sevdiğini kusursuz sandığı için değil,
onun kırılganlığını gördüğü hâlde
yanında kalmayı seçtiği için sever.
Yıllar geçecek.
Yüzümüz değişecek,
mevsimler usulca birbirine karışacak.
Belki anılar bile
bazı ayrıntıları unutacak.
Ama gerçek sevgi,
zamana direnen bir hatıra değildir.
Her yeni günde,
aynı insana
yeniden nezaketle bakabilme
cesaretidir.
Ve belki de
aşkın en güzel tanımı budur:
Birbirini değiştirmeden,
birbirinin içindeki
en iyi insana
sessizce inanmak.
Aşk
En uzun yolculuk,
uzak ülkelere yapılan değil,
iki insanın
aynı kalpte
ömür boyu
yol arkadaşlığı edebilmesidir.
Aşk
Sen,
ateş başında ısınan eller gibi
değil;
yolunu kaybetmiş bir yolcuya
uzaktan görünen ışık gibiydin.
Varlığın, yürümek için
bir sebep oldu.
Hayat, güçlü olanı değil,
vazgeçmeyeni ödüllendiriyor.
Aşk da öyle.
Aşk
OY
Aaaaaaaşkkk
Sen,
ateş başında ısınan eller gibi
değil;
yolunu kaybetmiş bir yolcuya
uzaktan görünen ışık gibiydin.
Varlığın, yürümek için
bir sebep oldu.
Hayat, güçlü olanı değil,
vazgeçmeyeni ödüllendiriyor.
Aşk da öyle.
Aaaaaaaaliiii
En uzun yolculuk,
uzak ülkelere yapılan değil,
iki insanın
aynı kalpte
ömür boyu
yol arkadaşlığı edebilmesidir.
Oooooooooyyy
En uzun yolculuk,
uzak ülkelere yapılan değil,
iki insanın
aynı kalpte
ömür boyu
yol arkadaşlığı edebilmesidir.
Aaaaaaaşkkk
Bazı insanlar,
hayatımıza
içimizde yıllardır kapalı duran
bir pencereyi açmak için gelir.
Ve ben,
o pencereden içeri giren
ışığın adına
hâlâ
aşk diyorum.
Aaaaaaaaliiii
En uzun yolculuk,
uzak ülkelere yapılan değil,
iki insanın
aynı kalpte
ömür boyu
yol arkadaşlığı edebilmesidir.
Oooooooooyyy
En uzun yolculuk,
uzak ülkelere yapılan değil,
iki insanın
aynı kalpte
ömür boyu
yol arkadaşlığı edebilmesidir.
Aşk
Bir gün zaman,
yüzümüzde kendi imzasını bırakacak.
Sesimiz değişecek,
adımlarımız yavaşlayacak.
Ama eğer aynı gökyüzüne
aynı hayretle bakabiliyorsak,
gençliğimiz
takvimlerde değil,
birbirimize duyduğumuz
güvende yaşamaya devam edecek.
Aşk
Ve ben,
seni yalnız sevmedim.
Seninle birlikte,
hayatın daha derin,
insanın daha güzel,
umudun daha mümkün olduğuna da
inandım.
Aşk
Zamanın Kalbi
Bu gece, zaman bir duvarda asılı kalmadı.
Güneşin unuttuğu bir saatin kıyısından
sessizce eriyip avuçlarıma aktı.
Sen, bir aynanın içinden değil, rüyaların henüz uyanmamış tarafından geldin.
Kuşlar, tersine uçuyordu gökyüzünde.
Deniz, bulutların altında değil,
gözlerimin içinde dalgalanıyordu.
Çünkü seni sevdiğimde, eşyanın alıştığı bütün anlamlar yer değiştirdi.
Bir çınar, köklerini göğe saldı.
Ay, kendi gölgesini aramaya çıktı.
Ben ise kalbimin cebinde
renk değiştiren bir kelebek taşıyordum.
Kimse görmedi.
Aşk, en büyük mucizelerini sessizce yapar.
Şimdi biliyorum; Gerçek sevda,
gerçekliği inkâr etmek değildir.
Onu, iki insanın hayaliyle yeniden çizebilmektir.
Ve sen, resmi tamamlayan son fırça darbesi değil; henüz çizilmeyi bekleyen sonsuz bir tuvaldin.
Aşk
Zamanın Kalbi
Aaaaaaaaaaşk
Bu gece,
zaman bir duvarda asılı kalmadı.
Güneşin unuttuğu
bir saatin kıyısından
sessizce eriyip
avuçlarıma aktı.
Sen,
bir aynanın içinden değil,
rüyaların henüz uyanmamış
tarafından geldin.
Kuşlar,
tersine uçuyordu gökyüzünde.
Deniz,
bulutların altında değil,
gözlerimin içinde dalgalanıyordu.
Çünkü seni sevdiğimde,
eşyanın alıştığı bütün anlamlar
yer değiştirdi.
Bir çınar,
köklerini göğe saldı.
Ve sen,
resmi tamamlayan son fırça darbesi değil;
henüz çizilmeyi bekleyen
sonsuz bir tuvaldin.
Ooooooooooyyyy
Ve sen,
resmi tamamlayan son fırça darbesi değil;
henüz çizilmeyi bekleyen
sonsuz bir tuvaldin.
Aaaaaaaaaaşk
Ay,
kendi gölgesini aramaya çıktı.
Ben ise
kalbimin cebinde
renk değiştiren bir kelebek taşıyordum.
Kimse görmedi.
Aşk,
en büyük mucizelerini
sessizce yapar.
Şimdi biliyorum;
Gerçek sevda,
gerçekliği inkâr etmek değildir.
Onu,
iki insanın hayaliyle
yeniden çizebilmektir.
Ve sen,
resmi tamamlayan son fırça darbesi değil;
henüz çizilmeyi bekleyen
sonsuz bir tuvaldin.
Ooooooooooyyyy
Ve sen,
resmi tamamlayan son fırça darbesi değil;
henüz çizilmeyi bekleyen
sonsuz bir tuvaldin.
Aşk
Zamanın Kalbi...
Bu gece,
zaman bir duvarda asılı kalmadı...
Güneşin unuttuğu
bir saatin kıyısından
sessizce eriyip
avuçlarıma aktı...
Sen,
bir aynanın içinden değil,
rüyaların henüz uyanmamış
tarafından geldin...
Kuşlar,
tersine uçuyordu gökyüzünde...
Deniz,
bulutların altında değil,
gözlerimin içinde dalgalanıyordu...
Çünkü seni sevdiğimde,
eşyanın alıştığı bütün anlamlar
yer değiştirdi...
Bir çınar,
köklerini göğe saldı...
Ay,
kendi gölgesini aramaya çıktı...
Ben ise
kalbimin cebinde
renk değiştiren bir kelebek taşıyordum...
Kimse görmedi...
Aşk,
en büyük mucizelerini
sessizce yapar...
Şimdi biliyorum;
Gerçek sevda,
gerçekliği inkâr etmek değildir...
Onu,
iki insanın hayaliyle
yeniden çizebilmektir...
Ve sen,
resmi tamamlayan son fırça darbesi değil;
henüz çizilmeyi bekleyen
sonsuz bir tuvaldin...
Aşk
Derler ki,
Eros oklarını sessiz atarmış.
Ben buna inandım.
Çünkü sen,
tenime değil,
bekleyişime dokundun.
Birden,
çınarlar daha uzun,
geceler daha derin,
yağmur daha tanıdık oldu.
Sanki dünya,
seni tanıdığımdan habersiz,
ama benim değiştiğimi biliyordu.
Aşk
Okun Görünmediği Yer
Kimse görmedi
kalbime düştüğün anı.
Ne gökyüzü değişti,
ne rüzgâr yönünü unuttu.
Yalnız içimde,
adı konulmamış
bir bahar başladı.
Derler ki,
Eros oklarını sessiz atarmış.
Ben buna inandım.
Çünkü sen,
tenime değil,
bekleyişime dokundun.
Birden,
çınarlar daha uzun,
geceler daha derin,
yağmur daha tanıdık oldu.
Sanki dünya,
seni tanıdığımdan habersiz,
ama benim değiştiğimi biliyordu.
Sana baktığımda
gözlerini değil,
içimde cesaret bulan
bir insanı gördüm.
Meğer aşk,
iki kalbin birbirine yaklaşması değil,
iki yalnızlığın
aynı umudu paylaşmasıymış.
Eğer Eros
bir gün yeniden
yayını gerecek olursa,
bıraksın oku
yine bana gelsin.
Çünkü seni sevmek,
yaralanmak değil;
kalbimin,
ilk kez
kendi sesini duymasıdır.
Aşk
Sana baktığımda
gözlerini değil,
içimde cesaret bulan
bir insanı gördüm.
Meğer aşk,
iki kalbin birbirine yaklaşması değil,
iki yalnızlığın
aynı umudu paylaşmasıymış.
Aşk
Ey sevgili,
adını rüzgâra bıraktım.
Çınarlar onu ezberledi,
nehirler usulca taşıdı,
gece ise
ay ışığıyla çoğalttı.
Bir gün zaman,
bütün çiçekleri soldursa bile,
gerçek sevda
köklerinden yeniden filiz verir.
Aşk
Olur da
bir gün yollarımız
yeniden kesişirse,
sana geçmişi anlatmam.
Yalnız gülümserim.
Çünkü gerçek sevda,
en çok,
susarken anlaşılır.
Aşk
Bana sorarsan,
aşk,
kavuşmak kadar
beklemeyi de sevebilmektir.
Bir insanın adını,
kimse duymasa bile,
kalbinin içinde
incitmeden taşıyabilmektir.
Aşk
İçimde Kalan Yol
Seni sevmek,
uzun bir yola çıkmak gibi değil;
eve dönerken
ilk kez kendini bulmak gibiydi.
Bir akşam,
yağmur usulca
pencereye vuruyordu.
Ben,
camdaki damlalardan
yüzünü kurmaya çalışıyordum.
Olmadı.
Çünkü insan,
sevdiğini
hiçbir hatıraya sığdıramıyor.
Sen gittin.
Şehir aynı şehir kaldı.
Çınarlar yine rüzgârla konuştu,
kuşlar yine sabahı karşıladı.
Değişen yalnızca
içimdeki ses oldu.
Artık
her sessizlik,
biraz sana benziyor.
Bana sorarsan,
aşk,
kavuşmak kadar
beklemeyi de sevebilmektir.
Bir insanın adını,
kimse duymasa bile,
kalbinin içinde
incitmeden taşıyabilmektir.
Ve olur da
bir gün yollarımız
yeniden kesişirse,
sana geçmişi anlatmam.
Yalnız gülümserim.
Çünkü gerçek sevda,
en çok,
susarken anlaşılır.
Aşk
Dalgaların Arasında Sen
Sabah,
perdeyi araladığında
odaya yalnız ışık girmedi.
Sana dair düşünceler de
sessizce yürüdü
masanın üzerine,
kitabın arasına,
çaydan yükselen ince buğuya.
Ne tuhaf...
İnsan bazen
birini düşünmez.
Onunla düşünmeye başlar.
Zaman,
saatlerin içinde ilerlemiyordu.
Bir dalganın
kıyıya usulca dokunması gibi,
içimde genişliyor,
geri çekiliyor,
yeniden sana dönüyordu.
Belki aşk,
bir varış değildir.
Bir bilinç kıyısında,
aynı ışığı
defalarca yeniden
keşfetmektir.
Sen konuşurken
sözcüklerinden çok
aralarındaki sessizliği dinledim.
Çünkü ruh,
kendini en çok
suskunlukta ele verir.
Ve ben,
seni sevdikçe
dünyanın büyüdüğünü değil,
içimdeki odaların
birer birer
pencereye dönüştüğünü gördüm.
Belki de sevgi,
bir insanın hayatına girmekten önce,
onun yalnızlığını
ışığa çevirebilmektir.
Aşk
Dalgaların Arasında Sen
Sabah, perdeyi araladığında
odaya yalnız ışık girmedi.
Sana dair düşünceler de sessizce yürüdü
masanın üzerine, kitabın arasına,
çaydan yükselen ince buğuya.
Ne tuhaf... İnsan bazen birini düşünmez.
Onunla düşünmeye başlar.
Zaman, saatlerin içinde ilerlemiyordu.
Bir dalganın kıyıya usulca dokunması gibi,
içimde genişliyor, geri çekiliyor, yeniden sana dönüyordu.
Belki aşk, bir varış değildir.
Bir bilinç kıyısında, aynı ışığı defalarca yeniden
keşfetmektir.
Sen konuşurken sözcüklerinden çok
aralarındaki sessizliği dinledim.
Çünkü öz, kendini en çok suskunlukta ele verir.
Ve ben, seni sevdikçe dünyanın büyüdüğünü değil, içimdeki odaların birer birer
pencereye dönüştüğünü gördüm.
Belki de sevgi, bir insanın hayatına girmekten önce, onun yalnızlığını ışığa çevirebilmektir.
Aşk
Bir gün gelirsen,
Ne hesap sorarım geçen zamana,
Ne de kırgınlığımı koyarım önüne.
Yalnızca gözlerine bakar,
"Beklemek de sevmekmiş," derim.
Aşk
Bir Ömürlük Bekleyiş
Adını söylemedim rüzgârlara,
Belki sana erken varırlar diye.
Ben, sessizliğin en uzun cümlesinde
Sana yazılmış bir bekleyişim.
Bir çınar büyüyor içimde,
Her dalı sana uzanan bir dua.
Yaprakları dökülse de mevsimlere,
Kökleri senden vazgeçmiyor.
Yağmur yağınca seni değil,
Sana kavuşamadığım günleri ıslanmış buluyorum.
Gökyüzü bile bilir ki
Hasret, en ağır yüküdür kalbin.
Bir gün gelirsen,
Ne hesap sorarım geçen zamana,
Ne de kırgınlığımı koyarım önüne.
Yalnızca gözlerine bakar,
"Beklemek de sevmekmiş," derim.
Çünkü bazı aşklar,
Kavuşmakla değil,
Bir ömür aynı kalbi taşımakla büyür.
Ve ben,
Seni sevmenin en sessiz hâlini
Hâlâ yüreğimde taşıyorum.
Aşk
Zamanın Tahtına Yazılan Ad
Ey gönlümün gecesine doğan sessiz yıldız,
Adın değince sabah, güneş bile usulca eğilir.
Çünkü güzelliğin, çiçekten değil,
Sevmenin görünmeyen bahçesinden filizlenir.
Saatler, ömrü avuçlarından dökerken,
Yüzler değişir, mevsimler yorulur.
Lâkin aşk, gerçekse eğer,
Ne rüzgâra yenilir ne de zamana.
Ben seni gözlerin için değil,
Özünün ışığı geceme değdiği için sevdim.
Bir bakışın, bin şiirin söyleyemediğini
Tek bir sessizlikte anlatır bana.
Kader yollarımızı ayırsa bile,
Gökyüzü aynı maviyi giyer üstümüze.
Ve yıldızlar, gecenin siyah mürekkebiyle
Adlarımızı sonsuzluğa yeniden yazar.
Eğer bir gün dünya bizi unutursa,
Bırak... Toprak sessizce örtsün ayak izlerimizi.
Çünkü gerçek aşkın mezarı olmaz;
O, kalpten kalbe geçen görünmez bir krallıktır.
Ben o krallığın adsız şövalyesiyim,
Sen ise tacı zamana emanet edilmeyen tek kraliçe.
Ve bütün çağlar değişse de,
Sana uzanan sevgim, sonsuzluğun en eski yemini olarak kalacaktır.
Aşk
Ne senden vazgeçtim
Ne de seni beklemekten yoruldum.
Sevda bazen kavuşmak değildir;
Aynı umudu her sabah yeniden uyandırmaktır.
Aşk
Ve gün gelip de son akşam çöktüğünde,
İster yanımda ol ister uzaklarda...
Kalbim, seni sevmiş olmanın huzuruyla
Geceye sessizce gözlerini kapatsın.
Aşk
Akşamın Kalbinde Sen
Akşam usulca iner pencereye,
Bir kuş sessizliğini bırakır dala.
Ben yine adını anmadan severim seni,
Çünkü bazı isimler kalpte söylenir yalnızca.
Bir çınar gölgesi uzar yıllarıma,
Her yaprağında eksik bir buluşma.
Rüzgâr geçer, mevsimler değişir,
Bekleyiş aynı kalır, senin kadar.
Yağmur yağınca dünya temizlenir derler;
Benim içimde yalnız özlem büyür.
Bir damla düşer avuçlarıma,
Sanki uzaktan gelen sesindir.
Ne senden vazgeçtim
Ne de seni beklemekten yoruldum.
Sevda bazen kavuşmak değildir;
Aynı umudu her sabah yeniden uyandırmaktır.
Bir gün yollarımız kesişirse,
Geçmişi konuşmayalım.
Sen gülümse yeter;
Ömrüm, o tek gülüşle yeniden başlasın.
Ve gün gelip de son akşam çöktüğünde,
İster yanımda ol ister uzaklarda...
Kalbim, seni sevmiş olmanın huzuruyla
Geceye sessizce gözlerini kapatsın.
Aşk
Bir gün gelir de birbirimizi bulursak,
Konuşmayalım.
Kelimeler yorar aşkı bazen.
Sen elini uzat yeter;
Ben bütün ömrümü o sessizliğin içine koyarım.
Aşk
Ve gün gelir de son perde kapanırsa,
Toprak sessizce örterse ayak izlerimizi,
Özüm yine seni arar sonsuzluğun kıyısında;
Çünkü gerçek aşk, ölüme yenilmeyen tek yemindir.
Öyleyse bırak dünya değişsin, çağlar geçsin,
Krallıklar kurulsun, krallıklar yıkılsın.
Benim tek saltanatım, sana duyduğum sevgidir;
Onun hükmü, zamanın değil, sonsuzluğun ülkesindedir.
Aşk
Bir çınar susuyor meydanın ortasında.
Kuşlar, dallarına değil,
adının gölgesine konuyor sanki.
Bunu kimse fark etmiyor;
ben, uzun zamandır kalbimin tanığıyım.
Aşk
Çünkü Sen Geçtin
Bütün sokaklar birbirine benziyor artık,
yalnız senin geçtiğin kaldırım
ince bir ışık taşıyor akşama.
Bir çınar susuyor meydanın ortasında.
Kuşlar, dallarına değil,
adının gölgesine konuyor sanki.
Bunu kimse fark etmiyor;
ben, uzun zamandır kalbimin tanığıyım.
Yağmur başlıyor.
Şehir, cebindeki eski mektupları çıkarıp
ıslatıyor usulca.
Ben her damlada
biraz daha sana benziyorum.
Sevmek, diyorum kendi kendime,
bir yere varmak değildir belki;
aynı gökyüzünü,
iki ayrı yalnızlığın üzerinden seyretmektir.
Sonra gece geliyor.
Yıldızlar, unutulmuş kelimeler gibi
tek tek yanıyor.
Ben hiçbirini seçemiyorum;
çünkü en parlak göğü
çoktan senin gözlerine bırakmışım.
Bir gün gelirsen,
kapıyı çalma.
Rüzgârı hafifçe arala yeter.
Ben seni sesinden değil,
dünyanın bir anda derinleşmesinden tanırım.
Ve gelmezsen...
Aşk yine eksilmez.
Bazı bekleyişler vardır,
ömrün en sessiz yerinde büyür;
kimse bilmez,
yalnız şiir bilir.
Aşk
Kayıt Tarihi : 30.06.2026 09:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!