Gönül tahtına kurulan, sultan imiş meğerse,
Gözden ırak olan canı, ruhun her an özlerse,
Kader denen o ince yol, vuslatı hiç yazmazsa,
Aşk kavuşamayınca az aşk değil, aşk yine aşk.
Hasret kokan şu geceler, uykuları bölerken,
Yaralı bir kuş misali, gurbet elde ölürken,
Zaman denilen o hırsız, ömürleri çalarken,
Aşk kavuşamayınca az aşk değil, aşk yine aşk.
Dağlar diz çökse önünde, geçit vermez yollar var,
Bülbülün feryadı bitmez, bağrında hep oklar var,
Gönül aynasında gizli, ne tükenmez ahlar var,
Aşk kavuşamayınca az aşk değil, aşk yine aşk.
Mecnun'u çöllere salan Leyla'nın o közüdür,
Ferhat'ın yardığı dağlar, sadakatin özüdür,
Dermansız her bir yaranın, en son suskun sözüdür,
Aşk kavuşamayınca az aşk değil, aşk yine aşk.
Bir suyun hasreti gibi, çatlayan şu toprakta,
Bir damla çiğ tanesidir, titreyen her yaprakta,
Güneşin doğuşu gibi, en karanlık şafakta,
Aşk kavuşamayınca az aşk değil, aşk yine aşk.
Yıllar geçip gitse bile, solmaz sevda çiçeği,
Gönüldeki o yangındır, hayatın tek gerçeği,
Bu hasretin şerbetini, ömür boyu içmeli,
Aşk kavuşamayınca az aşk değil, aşk yine aşk.
Dudaklarda yarım kalan, bir duadır bu sevda,
Gökyüzünde yankılanan, bir sedadır bu sevda,
Sonsuzluğun eşiğinde, tek vedadır bu sevda,
Aşk kavuşamayınca az aşk değil, aşk yine aşk.
Gözyaşıyla sulanan dal, meyvesini vermezse,
Sevenlerin o elleri, birbirine ermezse,
Mevsimler hep kışa dönse, bahar yüzü görmezse,
Aşk kavuşamayınca az aşk değil, aşk yine aşk.
İsterse fersahlar olsun, kalpten kalbe köprü var,
Ateşten gömlek giyilmiş, her nefeste bin ah var,
Bu dünyada bitmez çile, elbet birde mahşer var,
Aşk kavuşamayınca az aşk değil, aşk yine aşk.
Sipahi'nin kaleminden, dökülen son kelamdır,
Yaralı tüm yüreklere, bir teselli, selamdır,
Şu fani dünya içinde, en ilahi anlamdır,
Aşk kavuşamayınca az aşk değil aşk yine aşk.
Emine Sipahi
Emine SipahiKayıt Tarihi : 28.07.2026 17:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!