Korkmuyorum yanmaktan. Aşk tenimi yakarken lime lime olmaktan. Rüzgâr dağıtıyor saçlarımı; ben korkmuyorum dağılmaktan. Ruhum yüzülüyor, bedenimden ayrılıp yapayalnız kalıyorum. Korkmuyorum bulmak için kaybolmaktan.
Silahsız çıkıyorum yola, ayaklarım ağır basıyor yere. Bedenim güçlü, bakışlarım keskin. Kuru toprak ve yakıcı güneş yıldırmıyor beni, meydan okuyorum. Ellerim tetikte, duruyorum.
Bir silah sesi... Savruk kahkahalar arasında dönüp gitmeye hazırlanıyor tetiğe basan, tetiğe bastığı anda kendini vurduğundan habersiz.
Sımsıcak bir kan huzmesi sızıyor, bedenimi yalayıp geçiyor, bedenimi yakarak aşağı iniyor; göğsümden belime, kasıklarımdan bacaklarıma, topuğuma ve toprağa...Akıp karışıyor...
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



