Aşk-ı Derya Şiiri - Ehyet Dumlu

Ehyet Dumlu
82

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Aşk-ı Derya

Şiirler yazıyorum kaldırımlara,
Okumuyorsun.
Saçlarımı tarıyorum sırrı kaybolmuş aynalarda,
Görmüyorsun.
Nerelerdesin?

Kapımızın önünden her sabah geçersin sen,
Kapı aralığında ne kadar beklediğimi bir bilsen,
Radyoyu son ses açtım, sevdiğin şarkı çalıyor
Duymuyorsun.
Nerelerdesin?

Kim bilir koynunda hangi hayallerin var,
Hangi çeşmenin başında bekliyor seni?
Düşlerinin kahramanı, hayallerini süsleyen kişi,
Rüyalarına ben girsem kâbus sanırsın,
Oysa benim rüyalarımı süsleyen sensin
En ağır uykularımda,
En ağır kâbuslarımdan sen kurtarıyorsun beni,
Biliyor musun?

Cennetin her rengi var gözbebeklerinde,
Saçlarını sırma sırma etmiş rüzgârın sesi,
Omzuna dökülmüş tel tel saçların
Buğulu camlarda tül tül saçların,
Güneşe renk vermiş senin saçların,
Biliyor musun?

Gülüşün geliyor gözlerimin önüne,
Gülümsüyordun seni son gördüğümde,
Her sabah gülüşüne ekmek banıyorum şimdi,
Kadınlar gülüşünden mi yapıyor bu pekmezleri
Tadını gülüşünden almış her kavanoz ayrı ayrı,
Ah senin gülüşün,
Gülüşün geliyor gözlerimin önüne.

Evinizin tam karşısında ileride sağ dönemeçte,
Toprak yoldan yürüyüp köprüyü geçince,
Sağdaki taş kemerli fırının çırağı benim,
O kara yağız delikanlı,
Fiyakalı ve yakışıklıyım kendimce.

Gözüm kapıda, gelip de geçtiğin o yolda,
Ama gelmiyorsun.
Annen ekmek almaya geliyor her gün,
Bu gün de gelmedi diyorum senin için,
Annene de çok benziyorsun.
Keşke annen bir gün hasta olsa,
Onun yerine sen gelsen ekmek almaya,
Bir kere göz göze gelsek,
Tek dileğim bu.
Bütün ekmeklere isminin baş harfini çiziyorum,
Elinin değeceği tek bir ekmek için,
Versem ismini işlediğim ekmekden birini,
Elin değse elime.

Ustamdan azar işittim,
Ekmeklere ismini yazıyorum diye,
İyi de bir tokat yedim, ama nafile
Deliye söz geçer mi?

Kırmızıydı ayakkabıların, parlak kırmızı
Beyaz kemerleri vardı yanlarında,
Gelip de geçerdin, izlerdim yol boyunca
Endamlı bir yürüyüşün vardı.

Artık duyulmuyor sokakta ayak sesin,
Tabansız mı ayakkabıların?
Ama geçiyorsun,
Biliyorum.

Bir ceset gibi gömülü yüreğim,
Zalimce bastığın kaldırım taşlarının altında,
Kulaklarını tıkamışsın çaresizliğime,
Duymuyorsun.
Nerelerdesin?

Haftalar oldu, aylar oldu, yıl oldu
Silindi sokaktan ayak izlerin,
Gelmiyorsun.
Taşındı diyorlar senin için,
Doğru mu?
Lütfen yalan olduğunu söyle.

Seni o son gördüğümdü,
Gelip de geçmiştin önümden sen,
Unutamıyorum o son gülümsemeni,
Elveda der gibi yarım bakışın,
Dönüp bir bakmıştın fırına doğru,
Meğer son geçişinmiş,
Nerden bileyim?

Bir gidişin vardı, beni öldüren o gidişin,
Sanki arkanda bir düğün alayı,
Önünde davul zurna,
Belli ki annen sevdiğine uğurlamıştı seni.

Evlenmiş diyorlar şimdi senin için,
Varmışsın bir soysuza,
Eli yüzü düzgün bir adammış,
Ama serseri mi serseri,
Eve de gelmiyormuş geceleri,
Zulmediyormuş sana,
Soldurmuş güzelliğini,
Sigaraya da başlamışsın,
Balkonda yolunu bekliyormuşsun sabaha kadar.
Gözlerin dolu dolu,
Duman soldurmuş saçların rengini.

Bir de kızın olmuş,
Gözleri zeytin zeytin, buğday tenli
Saçları kıvır kıvırmış,
Endamlı ve cilveli,
Diyorlar senden almış güzelliğini.

Seni o son gördüğümdü,
Gelip de geçmiştin önümden sen,
Unutamıyorum o son gülümsemeni,
Elveda der gibi yarım bakışın,
Dönüp bir bakmıştın fırına doğru,
Meğer son geçişinmiş,
Nerden bileydim?

Gelip de geçmiştin önümden sen,
O son gördüğümde,

Köprünün başında dursaydım öyle,
O toprak yoldan gelirken sen,
Bir dinamit koyup köprünün ayağına,
Gidişini öldürseydim,
Gidişinle öldürmeden,
Gidişini öldürseydim ben...

10.05.2026 Ehyet DUMLU

Ehyet Dumlu
Kayıt Tarihi : 11.05.2026 19:02:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Yıl 1999, Yer Kocaeli Yarımca, Fırıncı Ali İle Sevdiği Derya'nın hikayesini anlatır.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!