Bu şiir. . ;
En ucuz köşede unutulmuş bir bacağı sakat eski tahta masa ile üstündeki teneke tablada kendi kendine yanıp küle dönmekte olan sigaranın çekilmemiş son nefesidir …
Takılacağı saçı beklerken üstüne meyhane dökülmüş kırmızı karanfille., çeperini anason tadı sarmış boş bardağın., efkarın sarhoşluğa dönüş halini göz göze seyretmesidir …
Akşam alacasının renklerini sildiği yorgun bir şemsiyenin ıslak gölgesine sığınan., nefesini kaybetmiş rüzgarın sürüklediği yağmur damlacığının o kupkuru çaresizliğidir
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Zaten şiirler çaresiz gönüllerin ağlamalarıdır.
Fakat aynı zamanda bir şeyin vaktini belirleyen ölçü aletidir.
Çünkü güçsüzün, "En Güçlü'ye" sığınma ve dua etme
vaktinin gelmiş olduğunu belirler..
Evet insan küçük bir mikroba mağlup olduğundan
bebekliğinden beri çaresizdir. Nazik ve nazenin bir varlıktır.
Bu hal de GÜÇLÜYÜ gösterir.
TEBRİKLER SAYIN ÇEŞTEPE
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta