Aşkın akşamında değişen izlerimiz,
Baharın meltemi gibi, hafif ve serin,
Gözleri sustuğunda,
Dudakları konuşur sevgi sözlerini,
Şair kalbime yazılmış bir şiir gibi...
Aşk
Bir cümleye sığdıramadım seni,
Bense aşk hecesinde kaybolurum.
Gözlerin konuşur suskunluğa,
Dinlerim kelimeler yetmez.
Biraz yaklaşsam dünyam küçülür,
Biraz gitsen büyürüm yokluğunda.
Bir Suskunluk
Seninle başlayan her şey,
Doğan bir güneş gibiydi,
Yavaşça, farkında olmadan,
Bir hayatın içine adım atıyorduk.
Ah, bir bilsen...
Susmak ne büyük çığlık aslında, seni severken...
Aşk
Bazen unuttuğumu sanıp da hatırlarken buluyorum kendimi.
Bir çatal bıçak sesi geliyor
uzaktan,
bir su bardağı düşüyor
bir şey olmuyor
sadece ben kırılıyorum.
Bir tek sen kalmışsın, sana inanan,
O gün gerçek yalnızlığı yaşıyorsun...
Dost
Bir tek Seni sevmenin,
Bir tek Seni düşünmenin,
Bütün dünyaya bedel olduğunu anlamıştım,
Ama yıllar geçiyor,
Her geçen dakikada,
Biraz daha uzaklaşıyorsun.
Biliyorum, bana dokunduğunda yalnızca tenime değmiyorsun, aslında yıllardır içimde sakladığım o kederli, o sevinçli, o darmadağın ve bir o kadar da tutkulu bütün hayata parmak sürüyorsun.
Bazen düşünüyorum, bir insan bir insana bu kadar yaklaşınca ne olur diye; belki zaman durur, belki şehirler yıkılır, belki bütün felsefeler susar ama senin nefesin işte o suskunluğun içinden kendi hakikatini fısıldıyor bana.
Bedenlerimiz konuştuğunda tüm
dillerin unutulduğu bir yer oluyorsun
ve ben o konuşmada kendi kelimelerimi kaybediyorum; anlıyorum ki tenin,
dünyanın bütün şiirlerinden daha gürültülü,




-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarLeblebi koydum tasa
doldurdum tıka basa
insanlarla aranda
duvar örme köprü kur
silinsin gönlündeki
acılarla dert tasa