Sevgilim, gözlerin var ya…
Her an yakar beni,
Bakınca darmadağın eder içimdeki bütün aklı fikri.
Yasak falan dinlemez bu iş,
Yıldızlar bile bağırıyor gece vakti:
“Sev ulan, şimdi sev!”
Aşkı bir sentez ve varlığın kendini gerçekleştirme süreci olarak görmemiz gerekiyor, bireylerin kendini kaybettiği bir şey değil, aksine daha yüksek bir bütünlük içinde kendilerini buldukları bir süreç olarak anlamlandıralım.
Aşk
Biraz şarap içerim,
Belki dağıtır kafamı,
Belki acıyı gömerim.
Biliyorum çınarların altında,
Yürüdüğümüz o saatler,
Artık bir hatıra...
Sana dokunmak
bir ahlâk problemi değil artık,
bir varoluş biçimi.
Çünkü ben seni seçiyorum:
Korkunun içinden geçerek,
özgürlüğü titreyen bir kararlılık gibi taşıyarak.
Umut,
en soğuk mevsimde bile
ısrarcı bir erdemdir.
Aşk
Kış uzundu.
Sen geliyorsun
beden, soğuğun karşısında bir savunma hattı gibi.
Omuzlarında akıl var,
ellerinde sabır.
Sana dokunmak,
ateşe uzanmak değil,
Kıştı.
Ve kış, yalnızca soğuk değildi—
düşüncenin en dürüst mevsimiydi.
İnsan, neden en çok üşürken inanır kendine?
Aşk
Seni sevmek
bir roman gibi uzun sürmedi,
bir vicdan gibi ağırdı.
Masamda
iyilikle kötülük yan yana otururken
ben senin adını seçtim
Ama aşkın bir bedeli vardır.
Bir gün seversin, bir ömür hatırlarsın.
Aşk
Sevdiğin için ölmezsin yalnızca,
onun için dünyayı da yerle bir etmek istersin.
Aşk Şiiri
Bugün de doğdu güneş
ve sen yine yoktun.
Ama ben seni düşündüm
çünkü düşünmek,
birini var etmeye çalışmaktır bu saçma düzende.




-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarLeblebi koydum tasa
doldurdum tıka basa
insanlarla aranda
duvar örme köprü kur
silinsin gönlündeki
acılarla dert tasa