Muhtaçlığın sonu yalakalıktır. İnsanları aç, sefil, fakir bırakırsan muhtaç olurlar. Muhtaç insanlar da ihtiyaçları için kul, yalaka olurlar.
Sokak
Yaşam bir kumar masasıdır, iyi oynayan ve şansı olanlar hayatta kalıyor. En büyük oyuncuysa zaman, oyunun hep tek galibi...
Dünyada kaybedenler ve kazananlar var. Kaybedenlerin üzerine kurulmuş bir mutluluk. Yani burasının kumar masasından bir farkı yok. Bu haliyle mutluluklar gerçek değildir. Çünkü acı üzerine kurulmuş bir mutluluk mutluluğun tarifi olamaz...
Alizm
Eğer gerçekten sonsuz cehennem, sonsuz cennet varsa, şakası olmayan bu durum için:
Gerçek bir adalet varsa şayet oyunun kuralları dünyaya gelmeden söylenir ve istiyor musun, istemiyor musun denir. Senin rızan olmadan yapılan dayatma adil değildir.
Tanrı kumar masası kadar adil değil mi?..
Alizm
Yaşadığın problemlere karşı çözüm kümesi oluşturduğunda sana insan diyorlar...
Filozof
Kural koyucu değilsen, kurallara uymak zorunda kalırsın...
Filozof
Dünya, aklın düzenlediği bir anlamlar bütünü değil; kör, amaçsız ve doyumsuz bir istemenin görünümüdür. İnsan, kendisini özgür sandığı ölçüde bu istemenin en mahkûm parçasıdır. Çünkü arzu, tatmin edildiği anda yok olmaz; yalnızca biçim değiştirir. Böylece mutluluk, elde edilen bir durum değil, kısa bir yanılsama aralığı olarak yaşanır.
Yaşam, acı ile can sıkıntısı arasında salınır. Acı, istemenin engellendiği yerde doğar; can sıkıntısı ise istemenin geçici olarak sustuğu anlarda. Bu iki uç arasında insan, kendisini “anlam” ürettiğine ikna ederek ayakta kalır. Oysa anlam, dünyanın özünde değil; insanın katlanma ihtiyacında kök salar.
Ahlâk, kurallardan değil, merhametten doğar. Başkasının acısını gerçekten kavrayabilen kişi, onu kendisinden ayrı görmez. Çünkü bütün bireyler, tek ve aynı istemenin farklı yüzleridir. Bu yüzden gerçek erdem, başarıdan değil; acıya zarar eklememekten geçer.
Sanat, istemenin kısa süreliğine sustuğu nadir alanlardan biridir. Estetik bakışta insan, bir anlığına istemek yerine seyreder. Müzik ise istemenin doğrudan dili olduğu için, dünyayı anlatmaz; dünyanın içini duyurur. Bu yüzden müzik, en derin tesellidir.
Bilgelik, dünyayı düzeltme iddiasından vazgeçmekle başlar. Kurtuluş, arzuların tatmininde değil; onların azaltılmasında yatar. İnsan ne kadar az isterse, o kadar az bağlanır; ne kadar az bağlanırsa, o kadar az acı çeker.
Bu evrende umut bir erdem değil, bir oyalanmadır. Sessiz kabulleniş ise yenilgi değil; varoluşun doğasına duyulan en dürüst saygıdır.
İlgileniyorum
Duymanı istedim
Kalbim seninle
Her şey bir anda oldu
Bir anda sevdim seni
Ne kadar sürer




-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarLeblebi koydum tasa
doldurdum tıka basa
insanlarla aranda
duvar örme köprü kur
silinsin gönlündeki
acılarla dert tasa