Seni sevdiğimde,
sorulara cevap aramıyordum
ama şimdi anlıyorum,
aşkın kendisi bir soruydu zaten
ve sen onun virgülle bölünmüş hâliydin.
Seninle konuşurken,
Karanlıkta kalmış
Gözlerimi kapamıştım dünyaya
Bir kapı açıldı
Işık içeri girdi
Sendin...
Bu sabah yine sokaktaydım,
Ellerim cebimde,
Ayaklarım beni nereye götürürse…
Sokak sokak dolanıyorum,
Bir duvar gördüm,
Üstünde adın yazılı.
Geldin, dünyanın bütün sabahları içime doldu.
Çok sevdiğin kahve kokusu gibi yayıldı adın
dilimde, dudağımda, kalbimde.
Sen gül diyorsun, ben yangın anlıyorum.
Saçlarının arasına saklanmış bir haziran gibisin,
Ellerinse, sanki yarım kalmış bir şiirin son dizesi.
O Sendin,
İmkânsız ve dokunulmaz düş
Ve bendim,
O düşü her gün yeniden gören rüya işçisi.
Aşk
Sabah erkenden çıktım evden
bir simit aldım, bir de çay.
Martılar çok sesliydi bugün
hava da biraz rüzgârlı.
Sahile indim. Çınarın altına oturdum.
Gelirsin diye değil hani alışkanlık işte




-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarLeblebi koydum tasa
doldurdum tıka basa
insanlarla aranda
duvar örme köprü kur
silinsin gönlündeki
acılarla dert tasa