AŞK...
Birden parlayan alevlerde, rûhun tutuşuvermesi...
Nerede, nasıl, kiminle demeden, diyemeden, rûhun peşinden süzülüşü...
Gizemli bir sis içinde pervânenin usul usul yanması...
Sessizce... Derinden... Hissederek...
Dudaklarında ismi, duyulmayan bir sesle içinde yankılanırken
Bir deniz bekliyorduk. Duvara çarpıp ölmesi gibi
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem
Devamını Oku
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem



