26 Kasım 2011, 13:50
Toplumu oluşturan insanlar bir bütünmüş gibi gelir bizlere. Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin der geçeriz. İnsanlar sağken farkına bile varmayız çoğu zaman. Ama kaybettiğimiz zaman yokluğunu hissederiz.
Bizim köyde yaşayan insanlar için de aynı şey geçerli değil mi? Sık sık gördüğümüz için, birlikte yaşlandığımızın farkına bile varmıyoruz. Bir gün öldüğünü duyup üzülüyoruz. Allah’tan rahmet dilemekten başka yapacak bir şey olmuyor. Farklı farklı hikayelerin yaşandığı bir yaşam daha bitmiştir…
Ahmet Sarı, daha çok bilinen ve kendiyle bütünleşmiş adıyla Asiyenin Ahmet. Ben onu ne zaman görsem güler yüzlü görmüşümdür. Şu an da gözümün önündeki hayali bile gözlerine kadar gülen bir güler yüzdür.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta