Dün gece yarısı, gökkuşağı renklerinden bir köprü yapılıyordu, yedinci göğün kapıkulları mülkün sahibinden gelen bir emirle, kapında el pençe divan duruyordu..
Mevlana ve Yunus sevgiliye kavuşmanın nezaketli şiirlerini kulağına mırıldanırken, İbn-i Arabi “ölmeden ölmüş birine, ölü demek yakışmaz” diyordu.
İris bütün saflığı ve zerafetiyle elindeki kadehine ince, zayıf, süzgün ama bir o kadar asil bir ruh damıtıyordu.
Sen o kadehin tek damlacık suyuydun, yükseldikçe göğe okyanus, okyanus çoğalıyordun..
Mecazda bırakıp incecik bedenini, ruhunla iman ettiğin hakikate koşuyordun..
Gökte zamansızlık hangi noktada?
Elindeyse yıldız yıldız hecele!
Hüküm yazılıyken kara tahtada
İnsan yine çare arar ecele!
Gençlik... Gelip geçti... bir günlük süstü;
Devamını Oku
Elindeyse yıldız yıldız hecele!
Hüküm yazılıyken kara tahtada
İnsan yine çare arar ecele!
Gençlik... Gelip geçti... bir günlük süstü;




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta