aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Narmanlı Sümmani veya Aşık Sümmani. Sümmani'nin gerçek adı Hüseyin olup, babası Kasımoğulları'ndan Hasan'dır. 1861 yılında Erzurum ili, Narman ilçesi, Samikale Köyü'nde doğmuştur. Kendileri bu köye Kafkaslar' dan gelmişlerdir. Babası köyde çobanlıkla geçimini sağlayan Kasımoğulları'ndan Hasan’dır. Sümmani (Hüseyin) 10-11 yaşlarına geldiğinde, babasıyla birlikte çobanlık yapmaya başladı. Hüseyin'in genellikle danalarını otlattığı yer Ablaktaş'tır. Bir cuma günü Sümmani tek başına ablaktaşı mevki ...




“Ervah-ı Ezelde”: Sümmani’nin Kaderi Sorgulayan, Direnişi Dillendiren Türküsü
Bu şiir, bir dertli ozanın ağlaması değil;
bir kaderin karşısında başkaldıran yüreğin şiiridir.
“Bahtımı kara yazdılar” diyen, aslında
“Bu yazgıyı da değiştiririm sazımla, sözümle” diyendir.
Sümmani,
sevdayı şiire değil; şiiri sevdaya kurban etmiştir.
Ama bu sevda sadece bir sevgiliye değil,
halkın, kaderin, hatta ezelden gelen iradenin adaletsizliğine isyandır.
“Bizimkini ülüzgara yazdılar” derken,
bugün hâlâ köylünün, işçinin, yoksulun yüzüne çarpan ayazı
130 yıl önceden söylüyor gibidir.
Ve “Sümmâni’yi derkenara yazdılar”,
sadece bir sitem değil,
bugünkü toplumcu edebiyatı şekillendiren ozanların
nasıl kıyıya itildiğinin ölümsüz belgesidir.
Sana selam olsun Aşık Sümmani,
levh-i kalemde adı unutulmuş gibi görünen ama
halkın yüreğinde altınla yazılmış ozan...
Haydar Güner
Anadolu'nun pirlerinden.. Allah rahmet eylesin...