Bu kafama birçok soru takıldı
Hızır ister şimdi bu deli gönlüm
Moralim bozuldu ruhum sıkıldı
Huzur ister şimdi bu deli gönlüm
Yarab verdiğim şu yaşam savaşı
Ben seni andıkça düşer ciğere
Sızı Sarıkamış hey vatanım hey
Gittikçe çıkıyor yüksek değere
Mazı Sarıkamış hey vatanım hey
Tarih yaprağına geçti bu kayıt
Allah’ın rahmeti bereketi cümlemizin üzerine olsun Cenabı Hak insanlarımızı her türlü tehlikeden uzak tutsun, ürününüz bol gönlünüz pür nur olsun. Değerli arkadaşlar gönül dağarcığını yoklayalım ne çıkarsa sizinle paylaşalım. Efendim ben bu âşıklık mesleğine yeni başlamıştım, bizim ö dönem de atımız yürürdü çünkü radyo, tv, falan yoktu, halkın eğlencesi âşıklardı bende çevremde fazla âşık olmadığı için halkın gözdesi idim, her gittiğim yere baş üstünde tutarlar, tabi bu sevgi bana değil ozanlığımadır. Beni bir gün düğüne götürdüler akşam oldu cemaat tıklım tıklım dolu, her kes beni diliyor bende coştukça coşuyorum. Aslında kendini beğenmek gurur kibir kötü şeydir, biz tabi o zamanlar onu düşünmüyoruz bu meydan benim, vakitsiz öten horozlar gibi. Program yaptığım yer transit yol üzeri, tam kendimi bu revange kapılmışken üç kişi içeri girdi, biri benim o zaman ki yaşımda ikisi yaşlıca. Ben o zaman dünyanın kaç bucak olduğunu anladım. Yaşımdaki olanı karşıma çıkardılar bu yıldırım gibi girdi ben bildiklerimi de unuttum, neye uğradığımı şaşırdım. O zaman anladım ki Gururlanma ey Gürkani el elden üstündür ta arşa kadar. Beni hırpaladı posamı çıkardıktan sonra öbürleri benimle atışmaya lüzum görmediler bırakıp gittiler. Buda bana bir ders oldu o cemaatte daha hevesim kalmadı. Gelin bunu birazda tel ile anlatalım söylesin Gürkani sizin sıhhatinize güzelliğinize kazasız belasız günlerinize.
Yeni başlamıştım çok şey bilmezdim
Tuttu taştan taşa vurdu insafsız
Önceden bilseydim asla gelmezdim
Rabbim yemin etmiş iki nimete
Birisi zeytindir birisi incir
Dilde gönül gibi ettir ebette
Bak bana da oldu ilham kaynağı
Mert duruşun İshakpaşa sarayı
Teker teker seçilmiş de örülmüş
Her bir taşın İshakpaşa sarayı
Minaren yükselmiş gözetir arşı
Bin dokuz yüz kırk sekizde doğanda
Sanki yarı doğmuş candım o sene
Şansızlık başladı daha o anda
Her türlü çileye bandım o sene
Sözde birçok hayal kurmuştum güya
Bir an bile yoktur istirahatım
Hiç bitmeyen işle baş başa kaldım
Yaş geçince bozuluyor sıhhatim
Bahar gelmez kışla baş başa kaldım… ……..Âşık Gürkai
Meydanlar bozuldu kaldı itlere
Yangın çıkmış idi ormanda
Fare kurtulmayı başardı
Aslan ise yandı kül oldu
Çünkü o etmişti baş ardı
Demektir ki cüsse değil de
Sakın sakın hiç değişme aman ha
Daim mütevazı yaşa Gürkani
Ahmet-i muhtara kalmayan dünya
Hiç kalır mı sana hâşâ Gürkani
Mekânları cennet atalarımız
Hayatında neler görmüşler onlar
Onlardır medarı iftiharımız
Her zorluğa göğüs germişler onlar




-
İbrahim Halil Akın
Tüm YorumlarÜSTADLARIM BÜYÜK DERSLER NİTELİĞİNDEKİ ŞİİRLERİNİZİ OKUMAK MUHTEŞEM HOŞUMA GİDİYOR YAZAN YÜREĞİNİZ DAİM OLSUN AŞAĞIDAKİLERDE İÇİMDEN GELDİ BELKİ OLMADIĞINI BİLDİĞİM HALDE PAYLAŞMAKTAN MUTLULUK DUYUYORUM
EN DERİN SELAM VE SAYGILARIMLA
Kötüleri sordum neden hep galip
Yediğine baksan h ...